Yazımlar

Av. İrem Bike Demirhan > Yazımlar (Page 18)

Nitelikli Dolandırıcılık Suçu (TCK m.158)

nitelikli dolandiricilik sucu

Nitelikli dolandırıcılık suçu, kanunda dolandırıcılık suçunun nitelikli hallerine varlığı halinde vücut bulan, dolandırıcılık suçuna kıyasla daha ağır cezayı gerektiren bir suçtur. Dolandırıcılık suçu  Türk Ceza Kanunu’nun 157. Maddesinde “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.” Şeklinde tanımlanmıştır. Nitelikli dolandırıcılık suçu nedir? Nitelikli dolandırıcılık suçu Türk Ceza Kanunu’nun 158. Maddesinde tanımlanmıştır: “(1) Dolandırıcılık suçunun; a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından...

Devamını Gör

İsim Değiştirme Davası

isim degistirme davasi

İsim değiştirme davası, kişiye sıkı sıkıya bağlı olan isim kimliğin ayrılmaz bir parçası olan ismin değiştirilmesi için açılan davadır. Kişilerin isimlerini istedikleri zaman değiştirmesi toplumsal yaşamda birçok karışıklığa ve güvensizliğe neden olabilmektedir. Bu sebeplerle isim değişikliği davası kapsamında ismin değişmezliği ilkesi benimsenmiştir. Ancak bir taraftan da kişi ile adı arasında bulunan sıkı bağ nedeni ile haklı sebeplere dayanılarak değiştirilmesine imkân tanınmıştır. 4721 Sayılı Medeni Kanun 27. maddesi ismin değiştirilmesini, ancak haklı nedenlere dayanılarak hakimden istenebileceğini öngörmüştür. İsim değişikliği talebinde bulunanın kişiliği, sosyal statüsü, aile ilişkileri de göz önünde bulundurularak hakim tarafından değerlendirilmelidir. İsim değiştirme davası nedir? İsim değiştirme davası Türk Medeni Kanun’un 27....

Devamını Gör

Uyuşturucu Ticareti Suçu (TCK m.188)

uyusturucu ticareti sucu

Uyuşturucu ticareti suçu, diğer adıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçu Türk Ceza Kanunu’nun 188. Maddesinde düzenlenmiştir. “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.  (2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir. (3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz...

Devamını Gör

Hırsızlık Suçu (TCK m.141)

hirsizlik sucu

Hırsızlık suçu başkasına ait taşınır bir malın zilyedin rızası olmaksızın kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. Bir malın alınması sırasında malın zilyedinin rızasının bulunması halinde hırsızlık suçu oluşmayacaktır. Ancak söz konusu rıza en geç hırsızlık fiilinin işlenmesi sırasında verilmiş olmalıdır. Hırsızlık suçu nedir? Hırsızlık suçu Türk Ceza Kanunu’nun 141. Maddesinde “Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir” şeklinde yer almaktadır. Madde metninde, hırsızlığın temel şekli tanımlanmıştır. Buna göre taşınır malın alınmasının suç olabilmesi için, zilyedin rızasının bulunmaması gerekir. Rızanın geçerli olması için...

Devamını Gör

Tanıma ve Tenfiz Davası

tanima ve tenfiz davasi

Tanıma ve tenfiz davası yabancı ülkelerin mahkemelerince verilen ilamların, Türk mahkemelerince geçerli hale getirilerek infazının sağlanması için açılan bir davadır. Tanıma yabancı mahkeme ilamlarının kesin hüküm kuvvetinin diğer ülkelerde kabul edilmesi iken; tenfiz, yabancı mahkemelerde hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan kararların Türkiye’de icra olunabilmesine, yetkili Türk mahkemesinin karar vermesidir. Tanıma ve tenfiz davası nedir? Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 58. Maddesinde tanıma kurumu düzenlenmiştir. Hukuk sistemimizde tespit kararının ve yenilik doğurucu kararların nitelikleri gereği icra kabiliyetleri bulunmaktadır. Örneğin yabancı boşanma ilamı cebri icraya ihtiyaç duymaz, ancak kesin hüküm kuvveti sonucu olarak tanınmaları...

Devamını Gör

Aile Hukuku Avukatı

ailke hukuku avukati

Aile hukuku avukatı olarak, Sivas ilinde kurumuş ofisimizde Türkiye’nin her ilinde  hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermekteyiz. Müvekkillerimizin hak kayıpları yaşamadan en kısa sürede davalarını sonuçlandırmalarına yardımcı olmayı hedefliyoruz. Boşanma davaları başta olmak üzere aile hukukunun tüm alanlarında müvekkillerimize destek veriyoruz. Amacımız etik kurallar içerisinde sizlere sonuca ulaştıracak çözümler üretmektir. Aile hukuku avukatı nedir? Aile hukuku avukatı, dört yıllık hukuk fakültesinden mezun olduktan sonra bir yıllık resmi stajını tamamladıktan sonra Türkiye Barolar Birliği tarafından düzenlenen ve onaylanan ruhsatname ile göreve başlayarak kamu görevini icra eden serbest meslek erbabıdır. Avukatlar açısından resmi olarak bir uzmanlaşma öngörülmese de meslekte ilgilenilen hukuk dallarını uyarınca bir alanda...

Devamını Gör

Ziynet Davası

ziynet davasi

Ziynet davası diğer adıyla ziynet eşyalarının iadesi davası eşlerden birinin kişisel malı niteliğinde ziynet eşyalarının iadesi amacıyla boşanma davasından önce veya sonra açılabilen davadır. Türk toplumunda genellikle evlenme sırasında düğün merasimi yapılmaktadır. Evlenen eşler bahse konu merasim sırasında birbirlerine ziynet eşyası hediye ettiği gibi, yakınları ve misafirleri tarafından da çeşitli takılar verilmektedir. Ancak, daha sonra taraflar çeşitli sebeplerle birbirlerinden düğünde takılan bu ziynetlerin iadesini talep edebilmektedirler. Yargıtay’a göre, böyle bir durumda ziynet eşyası kim tarafından kime takılmış olursa olsun, kadına bağışlanmış sayılır ve onun kişisel malıdır. Dolayısıyla düğün sırasında kadına takılmış olan ziynetler eş tarafından herhangi bir nedenle rıza olmaksızın veya...

Devamını Gör

Hizmet Tespiti Davası

hizmet tespiti davasi

Hizmet tespiti davası, 5510 sayılı Sosyal Sigorta ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’un 86. Maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre; aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilmeyen sigortalıların, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak prim ödeme gün sayılarının tespiti için açılan davadır. Hizmet tespiti davası nedir? Hizmet tespiti davası, primi ödenmeyen süreler olan “hizmet tespiti” adı verilen işçi tarafından işveren ve Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine iş mahkemelerinde açılan tespit davasıdır. Dava dilekçesinde iddia edilen ve ispat sonucu mahkemece belirlenen hizmet süresi ve ücret miktarına göre prim belirlemesi yapılarak bu primler işverenden tahsil edilecektir. Hizmet...

Devamını Gör

Babalık Davası

babalik davasi

Babalık davası, çocuk ile babanın arasında soybağının, mahkeme kararı ile kurulması anlamına gelmektedir.  Kanun gereğince ana ile çocuk arasındaki soybağı, doğum ile kurulmaktadır. Baba ile çocuk arasında ise kurulacak soybağı; evlenme, tanıma ve babalık davası ile kurulmaktadır. Babalık davası, aile kurumunun oluşması açısından önem arz edebilmektedir, TMK m.301 uyarınca çocuk ile baba arasında diğer şartlarla kurulamamış soybağını kurmayı amaçlayan davadır. Babalık Davası nedir? Babalık davası Türk Medeni Kanunu madde 301’de şöyle tanımlanmıştır; “Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler.  Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Babalık davası, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.” Evlilik dışında dünyaya gelen bir çocuğun...

Devamını Gör

Menfi Tespit Davası

menfi tespit davasi

Menfi tespit davası, gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle kendisini hukuki anlamda tehdit eden veya kendisi aleyhine icra takibi yapan kişiye karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını sağlamaya yönelik açılan davadır. Menfi tespit davası nedir? Menfi tespit davası, kişinin dava itibariyle gerçekte borçlu olmadığının tespiti amacıyla açılan olumsuz tespit davasıdır. Menfi tespit davalarında dava tarihi itibariyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti gerekir. Menfi tespit davası icra takibinden önce ve sonra açılmak üzere ikiye ayrılabilir. Takip başlatılmadan önce açılan menfi tespit davası Kişi borcu bulunmadığı halde ileride dava veya takip hukuku yoluna başvurma ihtimali bulunulması halinde, bu başvuru yolunu engellemek...

Devamını Gör
Sohbeti Aç
Hemen iletişime geç
Merhaba, size nasıl yardımcı olabilirim?