Yazımlar

Av. İrem Bike Demirhan > Yazımlar (Page 5)

Nafaka Yükümlülüğünün İhlali Suçu (İİK m.344)

Nafaka Yukumlulugunun Ihlali

Nafaka yükümlülüğünün ihlali suçu İcra ve İflas kanunu madde 344’de düzenlenmiştir. Nafaka bir kimseyi geçindirmekle, bakıp gözetmekle yükümlü bulunduğu kimseye ya da kimselere, mahkeme kararıyla verdiği aylık olarak tanımlanabilir. Nafaka yükümlülüğünün ihlali  suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödemesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması gerekir. Nafaka kararı, nafaka alacaklısı tarafından icraya konulduğu zaman icraya konulan nafakaya ödemeyen borçlu nafaka yükümlülüğünü ihlal etmiş sayılır. Nafaka tutarı borçlu tarafından ödenmediği takdirde nafaka yükümlülüğünün ihlali suçu işlenmiş olur. Nafaka Yükümlülüğünün İhlali Suçunun Koşulları Nelerdir? Nafaka yükümlülüğünün ihlali suçu için İİK madde 344’e bakmak gerekirse; “Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik...

Devamını Gör

Ortaklığın Giderilmesi Davası Nedir?

ortakligin giderilmesi

Ortaklığın giderilmesi davası, davalarının konusu büyük önem taşımaktadır. Dava konusuna yargılama giderleri, yetkili mahkeme, araştırma ve inceleme usulü gibi önemli konular farklılaşmaktadır. Bunun yanı sıra, eşya üzerindeki mülkiyetin türü de ortaklığın giderilmesi davasında büyük önem arz etmektedir. Ortaklığın Giderilmesi Davasının Konusu Nedir? Ortaklığın giderilmesi davasının konusunu oluşturan en önemli mal, taşınmaz mallardır. Genel itibariyle taşınmaz mal, kural olarak yerinde sabit kalan ve bulunduğu yerden başka bir yere içeriğinde bir değişiklik olmaksızın nakledilmeyen maddi mallardır. Taşınmaz mülkiyetinin kapsamına nelerin girdiği TMK'nın 704. maddesinde düzenlenmiştir. TMK'nın 704. Maddesi hükmüne göre taşınmaz mülkiyetinin konusu; Arazi, Tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar Kat...

Devamını Gör

İşe İade Davası

ise iade davasi

İşe iade davası, işveren tarafından geçerli bir fesih sebebi bulunmaksızın gerçekleştirilen fesih sonrası işçinin işe tekrar dönmesini sağlayan hukuki yoldur.  Bu dava ile işçi: Feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesini sağlayabileceği gibi, işveren tarafından usulüne uygun bir şekilde işe iadenin sağlanmaması halinde işe başlatmama tazminatına hak kazanacaktır. İşe İade Davası Nedir? İşe iade davası, geçerli bir fesih nedeni olmadan işveren tarafından işten çıkartılan işçinin tekrar işe iadesi için başvurulan bir yoldur. İşe iade davası, işçinin iş güvencesini sağlayan ve çalışmadığı zamanlardaki uğramış olduğu zararları tazmin etme imkânı veren bir davadır. İşe iade davası, işçinin korunmasını sağlaması yönüyle, iş hukukunun düzenlenme amacına da hizmet...

Devamını Gör

Terekenin Tespiti ve Teslimi Davası

terekenin tespiti ve teslimi davasi

Terekenin tespiti ve teslimi davası için ilgili mevzuat olan Türk Medeni Kanunu’nun 589. Maddesine bakmak gerekirse; “ Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re'sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır. Bu önlemler, özellikle kanunda belirtilen hâllerde terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir. Önlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak üzere, başvuran kişi tarafından; önleme hâkimin re'sen karar verdiği hâllerde Devlet tarafından karşılanır.  Mirasbırakan, yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüş ise, o yerin sulh hâkimi bu ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir ve mirasbırakanın...

Devamını Gör

İş Akdinin Haklı Nedenle Feshi

is akdinin hakli nedenle feshi

İş akdinin haklı nedenle feshi, İş akdinin fesih hakkı içerisinde düzenlenen, hak sahibine karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesi ile ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran bir haktır. İş Akdinin Haklı Nedenle Feshi Nedir? Haklı nedenle fesih hakkı, dürüstlük kuralları gereği iş ilişkisini sürdürmesi kendisinden beklenmeyecek tarafa belirli veya belirsiz süreli iş akdini derhal feshetme yetkisi veren bir bozucu yenilik doğuran haktır. Sürekli borç ilişkileri yaratan iş akdinde ortaya çıkan bir durum nedeniyle bu ilişkiye devam taraflardan biri için çekilmez hale gelmişse haklı nedenle derhal fesih hakkı ortaya çıkar....

Devamını Gör

İmar Kanunu 18. Madde Uygulamaları

Imar Kanunu 18. Madde Uygulamalari

İmar Kanunu 18. madde uygulamaları ile arazi ve arsa düzenlenmesi yapılmaktadır. İlgili kanun maddesi ile arazi ve arsa düzenlemeleri hakkında kısaca bilgilendirme yapılmıştır. İmar Kanunu 18. Madde Nedir? İmar Kanunu 18. Maddesine bakmak gerekirse; Parselasyon planlarının hazırlanması: Madde 18 – “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında...

Devamını Gör

Kira Hukuku

kira hukuku

Kira hukuku, sahipleri ve mal sahipleri arasındaki kira haklarını düzenleyen hukuk dalıdır. Kiracılar, bir mülkü kiralayarak kullanma hakkına sahipken, ev sahipleri ise mülklerini kiralamak amacıyla gelir elde ederler. Kira haklarını, sahiplerinin ve ev sahiplerinin haklarını, sorumluluklarını ve bunların düzenini düzenler. Kira Sözleşmesi Nedir? Kira hukukunda kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Kira sözleşmesinde şekil şartı yoktur. Yazılı yahut sözlü şekilde yapılabilir. Kira sözleşmesi, belirli ve belirli olmayan bir süre için yapılabilir. Kararlaştırılan sürenin geçmesiyle herhangi bir bildirim olmazsa sona erecek kira sözleşmesi belirli sürelidir;...

Devamını Gör

İhbar Tazminatı Nedir?

Ihbar tazminati

İhbar tazminatı, İş Kanunu’nun bildirimli feshi düzenleyen 13. Maddesi kapsamında yer alan bir haktır. Bu hakkın daha iyi anlaşılması için, hizmet akitlerinin işçi veya işveren tarafından bildirimli fesihle sona erdirilmesinde bildirim sürelerine ilişkin ücret konusunda ortaya çıkan çeşitli olasılıklardan söz etmekte yarar bulunmaktadır. İhbar Tazminatı Nedir? Çalışanlar, belirli şartlara göre bu tazminatı hak edebilir. İşveren tarafından işçiye yapılan bu ödemeyi hak edebilmek için belirli şartları karşılıyor olmak gerekir. İhbar tazminatı, iş kanunda belirtildiği gibi işçiyi ve işvereni ilgilendiren bir durumdur. Belirsiz süreli iş sözleşmesi feshedilirken kanuni bildirim süreleri ile ilgili koşulu yerine getirmeyen tarafın ödemekle yükümlü olduğu bir tazminattır. İşverenler, çalışanı ihbar...

Devamını Gör

Kıdem Tazminatı Nedir?

kidem tazminat

Kıdem tazminatı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun tanımladığı işçi vasfına uygun şekilde emek harcayanların, belli şartları sağlamaları halinde ödenen tazminattır. İşçinin işyerinde sadakatle çalışarak hizmet etmesi sebebiyle yıpranması karşılığı, geleceğini teminat alma amacına yönelik olduğundan, boşta kalma tazminatı, işsizlik sigortası, veya işçi ikramiyesi niteliği üzerinde çeşitli görüşler bulunan kıdem tazminatı, bazı sebeplerle hizmet sözleşmesinin sona ermesi hallerinde veya işçinin haklı, işverenin ise: haksız olarak hizmet akdini tek yanlı feshetmesi sonucunda kıdem bir yıl veya daha fazla olan işçiler için öngörülen kendine özgü bir tazminattır. Kıdem Tazminatı Nedir? Kıdem tazminatı, en az bir yıl süreyle aynı işyerinde çalışan işçilerin verdikleri emek karşılığında aldıkları bir...

Devamını Gör

Sınır ve Yüzölçümü Düzeltilmesi Davası

sinir ve yuzolcumu duzeltilmesi davasi

Sınır ve yüzölçümü düzeltilmesi davası, kadastro ile sınırları ve yüzölçümü tespit edilen taşınmazda mevcut hataların düzeltilmesi için süre sınırın takılmaksızın açılabilen bir davadır. Mevzuata göre bir yerin kadastrosu sadece bir kez yapılmaktadır. Zemin ve tapu uyumunun tesisi olarak kabul edilen kadastro çalışmaları bitirildikten sonra mevzuat gereği verilen, itirazlar için ayrılmış olan süreler de geçtikten sonra o yerin kadastrosu kesinleşmiş olmaktadır.  Kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Ancak bu durum, daha önceden kadastrosu tamamlanmış yerlerde daha sonradan tespit edilen hataların düzeltilmesine engel değildir. Bu hataların ortadan kaldırılması ise taşınmaz sınır ve yüzölçümü düzeltilmesi davası ile gerçekleştirilir. Söz konusu dava “sınır...

Devamını Gör
Sohbeti Aç
Hemen iletişime geç
Merhaba, size nasıl yardımcı olabilirim?