İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
Mirasçılık Belgesi 2026

Mirasçılık belgesi Türk Medeni Kanunu’nun 598. Maddesinde ele alınmaktadır. Mirasçılık Belgesi, bir kişinin vefatı sonrasında kimlerin hangi oranlarda mirasçı olduğunu resmi olarak gösteren ve miras hukukunda temel nitelik taşıyan belgedir. Veraset ilamı olarak da adlandırılan bu belge, mirasın paylaşımı, taşınmazların devri, banka ve resmi kurum işlemleri gibi birçok hukuki süreçte zorunlu olarak talep edilir. Mirasçılık belgesi, mirasçılar arasında hak ve yetkilerin açık şekilde belirlenmesini sağlayarak ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesinde önemli bir rol üstlenir.

İçindekiler

Mirasçılık Belgesi Nedir?

Mirasçılık Belgesi Nedir?

Mirasçılık Belgesi Nedir?

Mirasçılık belgesi, mirasçıya talebi üzerine sulh hukuk mahkemesince verilen ve mirasçının, mirasçılık sıfatını ispat etmesine ve bu sıfatla tereke üzerinde tasarrufta bulunmasına yarayan bir belgedir.

Kimler Mirasçılık Belgesi Talep Edebilir?

Kimler mirasçılık belgesi talep edebilir? sorusu, mirasın paylaşımı ve mirasa ilişkin işlemlerin sağlıklı yürütülmesi açısından büyük önem taşır. Mirasçılık belgesi talep etme hakkı, kural olarak miras bırakanın yasal ve atanmış mirasçılarına tanınmıştır. Bunun yanında, mirasçılık sıfatını ispat etme ihtiyacı bulunan ilgili kişiler de bu belgeyi talep edebilir. Talep hakkının kapsamı ve sınırları, somut olayın özelliklerine ve miras hukukuna ilişkin düzenlemelere göre belirlenir.

Yasal Mirasçılar

Medeni Kanun’a göre yasal mirasçılar; kan hısımları, sağ kalan eş, evlatlık ve en son olarak devlettir.

Yasal Mirasçılar ve Zümre Sistemi Kısa Özet

Bu özet, kan hısımlığına dayalı zümre sistemini ve yasal mirasçılar içinde yer alan sağ kalan eş, evlatlık ve Devlet bakımından temel kuralları pratik şekilde bir araya getirir.

Kan Hısımları ve Zümre Sistemi

Kan hısımlarının mirasçılığı, aynı kökten (ortak asıl) gelen kişilerden oluşan zümre düzenine göre belirlenir. Önde gelen zümrede mirasçı varsa, sonraki zümre mirasçı olamaz; zümre başı hayattaysa altsoy mirasçı olmaz. Zümre başı mirasbırakandan önce ölmüşse, altsoy halefiyetle onun yerine geçer.

Ön zümre varken sonraki yok Zümre başı hayatta: altsoy bekler Zümre başı ölü: altsoy yerine geçer

TMK’ya Göre 3 Zümre

Türk Medeni Kanunu’nda mirasçılık üç zümre halinde düzenlenir: 1. zümre mirasbırakanın altsoyu (çocuklar ve onların altsoyu), 2. zümre ana-baba ve onların altsoyu, 3. zümre büyük ana-baba ve onların altsoyudur. Ön zümrede mirasçı varsa, diğer zümreler mirasçı olamaz.

1. Zümre: Altsoy 2. Zümre: Ana-Baba 3. Zümre: Büyük Ana-Baba

Sağ Kalan Eş

Sağ kalan eş, yasal mirasçı olmakla birlikte zümre mirasçısı değildir. Bu nedenle zümre sisteminin bazı teknik ilkeleri eş bakımından aynı şekilde uygulanmaz; eşin mirasçılığı, kan hısımlarıyla birlikte ayrıca değerlendirilir.

Evlatlık

Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene karşı kan hısımı gibi mirasçı olur. Buna karşılık evlat edinen ve onun hısımları, evlatlığa yasal mirasçı olamaz. Evlatlığın mirasçılığı için evlat edinme ilişkisinin hukuken geçerli şekilde kurulmuş ve ölüm anında devam ediyor olması gerekir.

Devlet

Mirasçı bulunmayan hallerde miras, Devlete geçer. Devletin yasal mirasçılığı, kanuni mirasçıların hiç bulunmamasına bağlıdır ve mirasbırakanın terekesinin tamamını ölüme bağlı tasarrufla başka kişilere bırakmamış olması gerekir.

Uygulama Notu: Zümre sistemi, mirasçılık belgesinde “kimlerin mirasçı olduğu ve sıralamanın nasıl kurulduğu” sorusunun temelini oluşturur. Somut olayda yabancılık unsuru, evlat edinme geçerliliği veya mirasçılıktan çıkarma/yoksunluk gibi durumlar varsa değerlendirme değişebilir.

Atanmış Mirasçılar

Mirasbırakan, mirasının tamamı veya belli bir oranı için bir veya birden çok kişiyi mirasçı olarak atayabilir (MK. m. 516/1). Yasal mirasçılar gibi atanmış mirasçılar da mirasbırakanın külli halefidir. Dolayısıyla atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kendiliğinden kazanırlar. Mirasçı atama vasiyetname veya miras sözleşmesi şeklinde yapılabilir. Gerek vasiyetname gerekse miras sözleşmesi ile atanan mirasçılar mirasçılık belgesi talep edebilir.

Vasiyet Alacaklısı

Mirasbırakan bir kimseye, onu mirasçı atamaksızın bir kazandırmada bulunabilir (MK. m. 517/1). Kazandırmada bulunulan kimseye vasiyet alacakısı denir. Atanmış mirasçı külli halef iken, vasiyet alacaklısı cüz’i halef olup, terekenin borçlarından kişisel sorumluluğu yoktur.

Mirasçılık Sıfatını Yitirenler

Mirastan çıkarılan, yoksun olan, mirası reddeden ve mirastan feragat eden kişiler mirasgi olmasalar da mirasçılık belgesi talep edebilir. Söz konusu kişilerin mirasbırakan ile olan irs ilişkisini tespit ettirmesinde yararlan vardır. Ancak, mirasçılık belgesinde bu kişilerin hukuki durumlarının gösterilmesi gerekir; zira mirasçılık belgesi tereke üzerinde zilyetlik ve tasarruf imkanı verir.

Mirasbırakanın Alacaklıları

Yargıtay kararlarına göre, mirasbırakanın alacakları, mirasçılar adına mirasçılık belgesi isteyebilirler; bundan amaç, alacaklıların mirasçılardan alacaklarını alabilmeleri ve taşınmaz mallar üzerinde yapılacak takiplerde bu belgeden yararlanmalarını sağlamaktır. Mirasçı adına alacaklının mirasçılık belgesi isteyebilmesi HK. m. 94 hükmüne ve icra memurunun bu konuda vereceği yetkiye dayanır.

“`html

“`

Mirasçılık Belgesinin Talep Edilebilmesi İçin Hangi Şartlar Aranmaktadır?

Mirasçılık Belgesi Düzenlenebilmesi İçin Aranan Şartlar

Şart Açıklama
Mirasbırakanın Ölmüş veya Gaipliğine Karar Verilmiş Olması Mirasçılık belgesi düzenlenebilmesi için mirasbırakanın kesin olarak ölmüş olması veya mahkeme kararıyla gaipliğine hükmedilmiş bulunması gerekir.
Mirasçı Olmak Belge talep eden kişinin, kanuni veya atanmış mirasçı sıfatını taşıması ve bu sıfatı nüfus kayıtları ya da resmi belgelerle ortaya koyabilmesi gerekir.
Terekede Hak Sahibi Olan Bütün Mirasçıların Bilinmesi Tüm mirasçıların kimlik ve pay bilgilerinin tespit edilebilir olması, eksik veya gizlenmiş mirasçı bulunmaması zorunludur.
Mirasçıların Tereke Üzerinde İdare ve Tasarruf Yetkilerinin Sınırlanmamış Olması Mirasçıların kısıtlı, vesayet altında veya tasarruf yetkisi kaldırılmış kişiler olmaması gerekir.
Mirasa İlişkin Bir İtirazın Yapılmamış Olması Mirasçılık sıfatına, paylara veya soybağına ilişkin devam eden bir itiraz ya da dava bulunmamalıdır.
Mirasçılık Belgesinin Talep Edilmiş Olması Mirasçılık belgesi, talep olmaksızın re’sen düzenlenmez; yetkili sulh hukuk mahkemesi veya noter nezdinde başvuru yapılması gerekir.

Mirasbırakanın Ölmüş veya Gaipliğine Karar Verilmiş Olması

Mirasçılık belgesi için ölümün kesinleşmiş olması veya gaiplik kararının bulunması zorunludur.

Mirasçı Olmak

Başvuru yapan kişinin kanuni ya da atanmış mirasçı sıfatını taşıması gerekir.

Tüm Mirasçıların Bilinmesi

Terekede hak sahibi olan bütün mirasçıların eksiksiz şekilde tespit edilmiş olması gerekir.

İdare ve Tasarruf Yetkisinin Sınırlanmamış Olması

Mirasçıların tereke üzerinde hukuki işlem yapma ehliyetinin bulunması gerekir.

Mirasa İtiraz Bulunmaması

Mirasçılık veya paylara ilişkin aktif bir itiraz ya da dava olmamalıdır.

Mirasçılık Belgesinin Talep Edilmesi

Belge, noter veya sulh hukuk mahkemesine yapılacak başvuru üzerine düzenlenir.

Mirasçılık Belgesinin Verilmesinde Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

Mirasçılık Belgesinin Verilmesinde Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

Mirasçılık Belgesinin Verilmesinde Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

HUMK. m. 8/II-5 uyarınca mirasçılık belgesi verilmesi hakkındaki isteklerle, bu belgelerin değiştirilmesi veya iptali davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Ayrıca gerek TMK. m 598’te gerekse EMK. m. 538’te mirasçılık belgesinin sulh mahkemesince verileceği açıkça belirtilmiştir.

Mirasla ilgili davalarda yetkili mahkeme mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinin yetkisi kesindir ve kamu düzenine ilişkindir.

Mirasçılık Belgesinin İptali

Mirasçılık belgesi aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin hükümler maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden bu belgenin gerçeğe aykırı olduğu iddiasıyla düzeltilmesi veya iptali istenebilir.

Mirasçılık belgesinin iptali davası bir tespit davasıdır. Çünkü davacı ya kendisinin de mirasçı olduğunu ya da mirasçılık belgesinde gösterilen kişilerin mirasçı olmadığını ya da belgede gösterilen miras paylarının hatalı yapıldığını ileri sürerek bir uyuşmazlık yaratmaktadır. Birbirine aykin mirasçılık belgesi bulunması durumunda da yanlışlıkların düzeltilmesi gerekir.

Mirasçılık Belgesinin İptalinde Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

Mirasçılık belgesinin değiştirilmesi veya iptalinde HMK. uyarınca sulh mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme ise HMK’ye göre hem mirasçının bulunduğu yer hem de mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Dolayısıyla burada da yetki söz konusu değildir.

Konuya İlişkin Yargıtay Kararları

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E. 2016/5739 K. 2016/10025 T. 03.11.2016:

“Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.

… Sulh Hukuk Mahkemesince, murisin ve mirasçıların yabancı uyruklu oldukları (Yunan vatandaşı), murisin …. 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/347 Esas- 2012/560 Karar sayılı ve Satış Memurluğunun 2013/98 satış dosyası ile satıştan murisin hissesine isabet eden meblağın alınabilmesi amacıyla iş bu davanın açıldığı, ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmazın….l’da bulunduğu, bu durumda MÖHUK’nın 20. maddesi uyarınca veraset belgesi vermeye İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

… 8. Sulh Hukuk Mahkemesi ise mirasçılık belgesinin verilmesi davalarında kesin yetki kuralının olmadığı, tarafların yetki itirazının bulunmadığı, mahkemece re’sen yetkisizlik kararı verilemeyeceği gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir.

Dosya kapsamından, uyuşmazlığın, davacıların murisine ait mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Mirasçılık istemi, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi ve HMK’nın 382. maddesinde çekişmesiz yargı işlerinden sayılmış 384. maddede ise kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkili olduğu, HMK’nın 11/3. maddesinde ise mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda mirasçıların herbirinin oturduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir. Bu hale göre, mirasçılık belgesinin verilmesi davalarında kesin yetki kuralı olmadığına göre davanın açıldığı ilk mahkeme olan …. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.”

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E. 2015/1860 K. 2015/7511 T. 06.07.2015:

“Dava ve birleştirilen dava, HMK’nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra 27.03.2012 tarihinde açılmıştır. 01.10.2011 tarihinden önce yürürlükte bulunan HUMK’nın sulh hukuk mahkemesinin görevini belirleyen 8/II-5. bendi “mirasçılık belgesi verilmesi hakkındaki isteklerle, bu belgenin değiştirilmesi veya iptali davalarına…” bakar şeklinde olduğu halde 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 1. maddesi, “Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir” hükmüne yer verilmiştir. Aynı kanunun 2. maddesinde ise, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi” olduğu vurgulanmıştır.

HMK’nın 4/1-ç bendinde, “Bu kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini görevlendirdiği davalara sulh hukuk mahkemesi bakar” yine aynı kanunun, görevli mahkeme başlığını taşıyan 383/1. fıkrasında; “çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi” olduğu açıklanmıştır. Öte yandan genel hüküm niteliğinde bulunan

TMK’nın 598/1 maddesinde de mirasçılık belgesinin sulh hukuk mahkemesince verilmesi öngörülmüştür. HMK’nın “çekişmesiz yargı işleri” başlığını taşıyan 382/2-c maddesinin 6. bendine göre mirasçılık belgesi verilmesi sulh hukuk mahkemesinin görev alanına girmekte ve çekişmesiz yargı kapsamında kalmaktadır. Yukarıda açıklandığı gibi HUMK’nın 8/II-5. maddesi uyarınca mirasçılık belgesinin verilmesi, değiştirilmesi veya iptal davaları ile ilgili görev sulh hukuk mahkemesine verildiği halde HMK’nın 382/2-c maddesinin 6. bendine göre sulh hukuk mahkemeleri sadece mirasçılık belgesi verilmesiyle ilgili istekler konusunda görevlidir. Buradan hareketle mirasçılık belgesinin değiştirilmesi veya daha önce verilen mirasçılık belgesinin iptali davalarının sulh hukuk mahkemesinde görülemeyeceği sonucuna varılmaktadır.

Kaldı ki mirasçılık belgesinin iptali davalarının hasımlı olarak açılması zorunlu bulunduğundan çekişmesiz yargı kapsamından çıkıp çekişmeli yargı mahiyetini aldığı da bir gerçektir. Bu durum karşısında HMK’nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açılan bu dava bakımından HMK’nın 382/2-c maddesinin 6. bendi uyarınca asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan ve mahkemece davanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerektiğinden mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek hüküm kurulması doğru değildir.

Her ne kadar HUMK’nın 440/III-2 maddesine göre, istisnaları hariç olmak üzere sulh hukuk mahkemesi kararları karar düzeltmeye tabi değil ise de Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sırasında hükmün görev yönünden bozulması gerekirken maddi hata sonucu sehven onandığı bu defa yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının kabulü ile hükmün yukarıda belirtilen gerekçe ile görev yönünden bozulması gerekmiştir.”

“`html

“`

Avukat Vekalet Ücreti Ne Kadardır?

Avukat vekalet ücreti, hakkınızda yürütülecek işlem ve dava üzerinden belirlenmektedir. Bilindiği üzere her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi” yasalaşarak yürürlüğe girer. Görülen davalarda avukat vekalet ücreti, bu tarifede belirtilen ücretin altında bir tutar olarak belirlenemez, dolayısıyla her zaman sabit ve kesin değildir. Bununla birlikte Baro tarafından belirtilen asgari ücret tarifesinin üzerinde bir avukatlık ücreti belirlenmesi mümkün olabilir.

İlgili Yazılarımız;

Sık Sorulan Sorular- Mirasçılık Belgesi

Sık Sorulan Sorular- Mirasçılık Belgesi

Sık Sorulan Sorular- Mirasçılık Belgesi

Mirasçılık belgesi, miras bırakanın vefatından sonra kimlerin hangi oranlarda mirasçı olduğunu resmi olarak ortaya koyan temel belgedir. Uygulamada veraset ilamı olarak da adlandırılan bu belge, mirasın paylaşımı, intikal işlemleri ve terekeye ilişkin tüm hukuki süreçlerin başlangıç noktasıdır. Aşağıda mirasçılık belgesi hakkında en çok merak edilen sorular ve açıklayıcı cevaplar yer almaktadır.

Mirasçılık belgesi nasıl alınır?

Mirasçılık belgesi, Sulh Hukuk Mahkemesinden veya noterliklerden talep edilebilir. Başvuru sırasında miras bırakanın ölüm kaydı esas alınır ve nüfus kayıtları incelenir. Noterler, yabancılık unsuru bulunmayan dosyalarda belge düzenleyebilir. Uyuşmazlık halinde ise mahkeme yoluna başvurulması gerekir.

Mirasçılık belgesi ile veraset ilamı aynı şey midir?

Mirasçılık belgesi ile veraset ilamı uygulamada aynı anlama gelmektedir. Her iki terim de mirasçıların kimliklerini ve pay oranlarını gösteren resmi belgeyi ifade eder. Mevzuatta “mirasçılık belgesi” ifadesi kullanılmaktadır. Halk arasında ise veraset ilamı terimi yaygındır.

E-Devlet üzerinden mirasçılık belgesi alınabilir mi?

Belirli şartların sağlanması halinde e-Devlet üzerinden mirasçılık belgesi alınabilmektedir. Sistemde yalnızca basit ve çekişmesiz miras ilişkileri görüntülenir. Yabancılık unsuru veya ihtilaf varsa e-Devlet üzerinden belge alınamaz. Bu durumda noter veya mahkemeye başvurulması gerekir.

Mirasçılık belgesi almak için tüm mirasçıların başvurması gerekir mi?

Mirasçılık belgesi için tüm mirasçıların birlikte başvurması zorunlu değildir. Tek bir mirasçı, diğer mirasçıları da kapsayacak şekilde belge talep edebilir. Düzenlenen belge tüm mirasçıları ve pay oranlarını gösterir. Ancak paylaşım işlemleri için tüm mirasçıların katılımı gerekebilir.

Noterden mirasçılık belgesi almak mümkün müdür?

Noterler, yabancı uyruklu mirasçı bulunmayan ve çekişmesiz dosyalarda mirasçılık belgesi düzenleyebilir. Nüfus kayıtları esas alınarak işlem yapılır. Şüpheli durumlarda noter belge düzenlemez. Böyle bir durumda Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulması gerekir.

Mirasçılık belgesi alındıktan sonra ne yapılır?

Mirasçılık belgesi alındıktan sonra veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilmesi gerekir. Taşınmazlar için tapuda intikal işlemleri başlatılır. Banka hesapları ve diğer malvarlıkları üzerinde tasarruf yetkisi kazanılır. Paylaşım aşamasına geçilmeden önce tüm yasal işlemler tamamlanmalıdır.

Mirasçılık belgesi tek başına yeterli midir?

Mirasçılık belgesi, mirasçı sıfatını ispat etmek için yeterlidir ancak paylaşım için tek başına yeterli değildir. Mirasın paylaşımı için mirasçıların anlaşması veya mahkeme kararı gerekir. Taşınmaz satışlarında tüm paydaşların rızası aranır. Aksi halde ortaklığın giderilmesi davası gündeme gelir.

Mirasçılık belgesi ile tapuda satış yapılabilir mi?

Mirasçılık belgesi, tapuda intikal işlemi yapılmasını sağlar ancak doğrudan satış yetkisi vermez. Satış için mirasçıların tamamının onayı gerekir. Paylı mülkiyet oluştuğundan tek mirasçı tek başına satış yapamaz. Anlaşmazlık halinde dava yoluna başvurulabilir.

Mirasçılık belgesinde hata varsa ne yapılır?

Mirasçılık belgesinde maddi hata veya eksiklik bulunması halinde iptal ve düzeltme davası açılabilir. Bu dava Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür. Yanlış pay oranları veya eksik mirasçı gösterilmesi sık rastlanan durumlardır. Mahkeme kararıyla belge yeniden düzenlenir.

Mirasçılık belgesi her zaman geçerli midir?

Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar geçerlidir. Yeni bir mirasçı ortaya çıkması veya vasiyetnamenin iptali gibi durumlarda geçerliliğini yitirebilir. Bu hallerde yeni bir mirasçılık belgesi düzenlenmesi gerekir. Güncel durum her zaman esas alınır.

Yabancı mirasçı varsa mirasçılık belgesi nasıl alınır?

Yabancı uyruklu mirasçı bulunması halinde noterler belge düzenleyemez. Bu durumda mutlaka Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulması gerekir. Uluslararası sözleşmeler ve karşılıklılık ilkesi dikkate alınır. Mahkeme, mirasçılık durumunu ayrıntılı inceleme ile belirler.

Mirasçılık belgesi almak zamanaşımına tabi midir?

Mirasçılık belgesi almak için belirli bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Miras bırakanın ölümünden sonra her zaman talep edilebilir. Ancak bazı işlemler için süreler önem arz edebilir. Özellikle vergi ve paylaşım süreçlerinde gecikme hak kaybına yol açabilir.

Mirasçılık belgesi olmadan tereke tasfiyesi yapılabilir mi?

Mirasçılık belgesi olmadan terekeye ilişkin hukuki işlemler yapılamaz. Tasfiye, paylaşım ve intikal işlemleri için öncelikle mirasçı sıfatının belgelenmesi gerekir. Bu nedenle mirasçılık belgesi sürecin temel adımıdır. Belge olmadan işlem yapılması hukuken mümkün değildir.

“`

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir