İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
Kefalet Sözleşmesi 2026

Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 581 ila 631. maddeleri arasında yer alır Kefalet sözleşmesi, bir borcun ödenmemesi ihtimaline karşı alacaklıya ek güvence sağlayan ve üçüncü bir kişinin borçlunun yerine sorumluluk üstlendiği önemli bir teminat türüdür. Türk Borçlar Kanunu’nda ayrıntılı şekilde düzenlenen bu sözleşme, gerek bireysel gerek ticari ilişkilerde sıkça başvurulan bir hukuki koruma mekanizmasıdır. Sözleşmenin geçerliliği ise belirli şekil şartlarına, kefilin bilinçli rızasına ve bazı durumlarda eş onayına bağlıdır. Bu nedenle kefalet sözleşmesinin kapsamını, türlerini ve doğurduğu sorumlulukları doğru anlamak hem kefil olacak kişi hem de alacaklı açısından büyük önem taşır.

Kefalet Sözleşmesi Nedir?

Kefalet Sözleşmesi Nedir?

Kefalet Sözleşmesi Nedir?

TBK m. 581’e göre “kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.”

Kefalet sözleşmesinin tarafları kefil ve kefalet konusu borcun alacaklısıdır. Esas borçlu söz konusu sözleşmeye taraf değildir. Ayrıca, kefil hiçbir zaman esas borçlunun yerine geçip onunla aynı şekilde borcun yükümlülüğünü üstlenmez. Diğer taraftan, kefil ile esas borcun alacaklısı arasında kurulan kefalet sözleşmesine, borçlu iştirak etmemektedir. Kaldı ki borçludan rıza alınması ihtiyacı da yoktur. Ayrıca borçlu, kefalet sözleşmesinin yapılmasını istemese dahi bu sözleşme kurulabilir ve sözleşmenin hüküm ve sonuç doğurması borçlunun iradesine bağlı değildir. Asıl borçlunun borcunu ifa etmemesi ve kefilin de kefalet sözleşmesinden doğan borcunu yerine getirmiş olması durumunda, kefil, alacağa kanuni halef olmaktadır. Kefalet sözleşmesinde amaç, bir alacağın güvence altına

Detaylı Bilgi: Evlilik Sözleşmesi 2026

Kefalet Sözleşmesinin Hukuki Niteliği ve Özellikleri Nelerdir?

Kefalet sözleşmesinin hukuki niteliği, bir borcun ifa edilmemesi hâlinde alacaklının zararını karşılamayı üstlenen kefilin sorumluluğunu düzenleyen, tek taraflı borç yükleyen ve şekle bağlı bir sözleşme olmasından kaynaklanır. Bu sözleşme, kefilin iradesini açıkça beyan etmesi, el yazısıyla sorumluluk miktarını ve tarihini yazması gibi sıkı şekil şartlarına tabidir. Kefalet sözleşmesinin temel özelliği, fer’i nitelikte olmasıdır; yani asıl borç olmadan kefalet de doğmaz ve kefilin sorumluluğu asıl borçla sınırlıdır. Aynı zamanda kefil, alacaklının önce asıl borçluya başvurmasını talep edebileceği “tartışma def’i” gibi koruyucu haklara da sahiptir.

Kefalet Sözleşmesinin Temel Özellikleri

Kefalet sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu’nda ayrıntılı şekilde düzenlenen; kefilin tek taraflı, fer’i ve tali bir borç yüklenmesini ifade eden önemli bir teminat kurumudur. Aşağıdaki başlıklar, kefalet borcunun yapısal özelliklerini hukuki açıdan özetlemektedir.

Tek Tarafa Borç Yükleyen Bir Hukuki İşlem

Kefalet sözleşmesinde borç yalnızca kefile yüklenir; alacaklı kefile karşı herhangi bir edimde bulunmakla yükümlü değildir. Bu nedenle kefil, ivazsız bir borç yüklenen kişidir ve sözleşme tek tarafa borç yükleyen bir nitelik taşır.

Kefilin Borcunun Fer’i Nitelikte Olması

Kefilin borcu, geçerli bir esas borcun varlığına bağlı olarak doğar. Esas borç geçersiz ya da yoksa kefalet borcu da doğmaz. Fer’ilik ilkesi, kefalet sözleşmesinin en ayırt edici özelliği olup taraflarca değiştirilemez.

Kefilin Borcunun Tali Borç Niteliği

Kefilin borcu ikinci derecededir ve özellikle adi kefalette asıl borçluya başvurulması önceliklidir. Asıl borç muaccel olmadıkça kefilin borcu da talep edilemez; kefile başvuru için takip ve rehin gibi yolların tüketilmesi gerekebilir.

Kefalet Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları Nelerdir?

Kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartları, borca kefil olacak kişinin korunması amacıyla Türk Borçlar Kanunu’nda ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Bu sözleşmenin geçerli olabilmesi için mutlaka yazılı şekilde yapılması, kefilin el yazısıyla kefalet tutarını, kefalet tarihini ve sorumluluk sınırlarını açıkça belirtmesi gerekir. Ayrıca kefilin eşinin rızası, aile hukukunun korunması amacıyla birçok durumda zorunlu bir unsur olarak aranır. Şekil şartlarına uyulmaması hâlinde kefalet geçersiz olur ve alacaklı bu sözleşmeye dayanarak kefilden ödeme talep edemez.

Kefalet Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları

Kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi, hem kefilin korunması hem de alacaklının güvence altına alınması amacıyla Türk Borçlar Kanunu’nda sıkı şartlara bağlanmıştır. Aşağıda, geçerli bir kefaletin temel dayanakları olan asıl borç, ehliyet, yazılı şekil ve eş rızası şartları özetlenmektedir.

Geçerli Bir Asıl Borcun Varlığı

Kefaletin söz konusu olabilmesi için önce mevcut ve geçerli bir asıl borcun bulunması gerekir. TBK m. 582 uyarınca kefalet, hem mevcut borçlar hem de ileride doğacak veya şarta bağlı borçlar için kurulabilir; ancak bu tür borçlarda kefalet, borç doğduğunda veya şart gerçekleştiğinde hüküm ifade eder. Esas borcun geçersizliği veya hiç doğmaması hâlinde kefalet borcu da doğmaz.

Kefilin Ehliyeti

Kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için kefilin tam fiil ehliyetine sahip olması zorunludur. Tam ehliyetsiz kişiler adına, kanunî temsilci dahi kefalet sözleşmesi yapamaz; bağışlama ve vakıf kurma işlemlerinde olduğu gibi kefil olma yetkisi de temsil yoluyla kullanılamaz. Bu düzenleme, ağır sonuçlar doğuran kefalet borcu açısından kişiyi özel olarak korumayı amaçlar.

Sözleşmenin Yazılı Biçimde Yapılması

Genel kural, sözleşmelerin şekle tabi olmamasıdır; ancak TBK m. 583, kefalet için yazılı şekli bir geçerlilik şartı olarak öngörür. Yazılı bir kefalet metni bulunmadıkça, kefalet fiilen ispat edilmiş olsa bile hukuken geçerli sayılmaz. Ayrıca kefilin sorumlu olduğu azamî miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefalet söz konusuysa bu husus, kefilin kendi el yazısıyla sözleşmeye eklenmelidir.

Eşin Rızası

TBK m. 584 gereğince, birçok durumda kefaletin geçerli olabilmesi için kefilin eşinin yazılı rızası aranır. Eş rızası, belirli bir borca özgülenmeli; genel ve soyut bir onay şeklinde olmamalıdır. Eş rızası eksik olduğunda kefalet sözleşmesi ayrıca iptal davası açılmasına gerek olmaksızın kesin hükümsüz sayılır ve hâkim bu hususu re’sen dikkate almakla yükümlüdür.

Detaylı Bilgi: Tazminat Avukatı 2026

Kefalet Sözleşmesinin Sona Ermesi

Kefalet sözleşmesi asıl borca bağlı olarak sona ereceği gibi kefalet sözleşmesine özgü haller sebebiyle de sona erebilir. Asıl borcun sona ermesi ve kefalet sözleşmesinin sona ermesi halinde kefalet kendiliğinden son bulacaktır.

Fer’i nitelikteki hakların ve borçların mevcut ve geçerli olabilmesi, ancak esas borç mevcut ve geçerli iken olabilmektedir. Bu sebeple, esas borç sona erdiğinde, esas borca bağlı fer’i borç sona erer. Kefalet sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğün fer’i niteliği gereğince, her kefalet için geçerli bir esas borcun varlığı gereklidir. Aksi durumda kefaletten bahsedilemeyeceği için, fer’ilik özelliğinin yansıması olarak, esas borç sona erdiğinde kefilin borcundan kurtulması kaçınılmazdır.

Konuya İlişkin Yargıtay Kararları

Konuya İlişkin Yargıtay Kararları

Konuya İlişkin Yargıtay Kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2006/13-98 K. 2006/149 T. 12.04.2006:

“1-Az yukarda da kısaca özetlendiği gibi davalı davaya dayanak yapılan kefaletnamedeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmekle beraber, 1997 yılında evinde hasta yatarken kendisine gelen davalı şirket elemanı ve asıl borçlunun, birkaç parça mal alınacağından bahisle kefaletine ihtiyaç duyduklarını belirtmeleri üzerine, kefaletnameyi boş bir şekilde imzaladığını, sonradan fahiş bir miktar üzerinden doldurulmasının kabul edilemeyeceğini, olayda hile bulunduğunu, küçük bir esnaf olması neniyle bu miktar üzerinden kefalet vermesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu öne sürerek, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durulmamıştır.

Davalının bildirmiş olduğu üzere dava konusu kefalet sözleşmesinden kaynaklanan aynı nitelikte ve aynı taraflar arasında başka davaların da bulunduğu anlaşılmakta olup, bunlardan biri olan 8.Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2003/582E. Sayılı dava dosyasında Adli Tıptan alınan raporda, davalının imzalamış olduğu kefalet taahhütnamesinde tarih ve miktarı gösteren 8.11.1999 ve 500.000.000.000 TL. rakam ve yazılarının belgedeki diğer yazı ve rakamlardan mürekkep, renk koyuluğu, kalem ucu kalibresi, baskı derecesi bakımından farklı evsafta bir kalemle yazılmış olduğunun saptandığı ancak yazıların yazılmasında kullanılan kalem mürekkeplerinde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel bir yöntem bulunmadığından sorulan hususta zaman birimleri itibariyle bir tesbite gidilemediği açıklanmıştır. Temyize konu olan davada ise yargılama sırasında herhangi bir bilirkişi görüşüne başvurulmamıştır.

Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.O halde mahkemece, tarafların gösterdikleri deliller toplanıp, konusunda uzman bilirkişi kurulundan gerekçeli ve denetime açık rapor alınmak suretiyle davalı savunması değerlendirilmeli, kefalet sözleşmesinin kuruluşu sırasında kefilin sorumluluk limitinin gösterilmesinin sözleşmenin geçerlilik şartı olduğu gözetilerek, dava konusu kefalet sözleşmesindeki limit ile ilgili bölümün farklı kalemle sonradan yazılıp yazılmadığı aydınlığa kavuşturulduktan sonra hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.”

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 2002/8239 K. 2002/9417 T. 03.05.2002:

“Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

Takip müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefalet taahhütnamesine dayalıdır. Borçlu itirazından 100 milyar liralık kefalette bulunduğunu kefaleti gösteren miktar bölümünün boş bırakılarak bu kefaletin verildiğini alacaklı tarafından kefalet miktarının 300 milyar lira olarak yazıldığını ve 100 milyar liralık kefaleti içinde 14 nolu meskeninin toplam 100 milyar bedelle ipotek ettiğini alacaklının mükerrer takip yaptığını belirterek borcu bulunmadığını ileri sürmüştür.

Alacaklı vekile de itirazın kaldırılması dilekçesinde dayanak kefalet senedinin meblağ kısmının boş olarak düzenlenip imzalandığını sonradan kendisi tarafından muhtemel borçlanma karşılığı 300 milyar bedel yazıldığını nitekim bu miktardan da değil takip tarihindeki borçlanma miktarı olan 129.323.479.000 TL. üzerinden takip yaptıklarını belirtmiştir. Kefalet sözleşmesinin geçerliliği kefil olunan miktarın sözleşmede belirtilmesine bağlıdır. (B.K. 484) Düzenlenme tarihi itibariyle miktarı açık kefalet sözleşmesi geçersizdir. Bu sözleşmeye dayanılarak ve asıl borcun doğumuna ilişkin bir belge eklenmeden adı geçen geçersiz kefalet sözleşmesine dayanılarak takip yapılamaz.

İtirazın kaldırılması isteğinin reddine karar vermek gerekirken borçlunun iddiasının İİK 68. maddesindeki belgelere dayandırmadığından bahisle itirazın kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.”

Avukat Vekalet Ücreti Ne Kadardır?

Avukat vekalet ücreti, hakkınızda yürütülecek işlem ve dava üzerinden belirlenmektedir. Bilindiği üzere her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi” yasalaşarak yürürlüğe girer. Görülen davalarda avukat vekalet ücreti, bu tarifede belirtilen ücretin altında bir tutar olarak belirlenemez, dolayısıyla her zaman sabit ve kesin değildir. Bununla birlikte Baro tarafından belirtilen asgari ücret tarifesinin üzerinde bir avukatlık ücreti belirlenmesi mümkün olabilir.

Detaylı Bilgi: Kira Sözleşmesi 2026

İlgili Yazılarımız;

Sık Sorulan Sorular – Kefalet Sözleşmesi

Sık Sorulan Sorular - Kefalet Sözleşmesi

Sık Sorulan Sorular – Kefalet Sözleşmesi

Kefalet sözleşmesi, hem borçlunun hem alacaklının hem de kefilin sorumluluklarını doğrudan etkileyen önemli bir borçlar hukuku sözleşmesidir. Bu nedenle uygulamada en çok merak edilen konular, sözleşmenin geçerlilik şartları, eş rızası, kefilin sorumluluğunun kapsamı ve sözleşmenin iptal edilip edilemeyeceği gibi hususlardır. Aşağıdaki sorular, kullanıcıların en sık araştırdığı konular dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartları nelerdir?

Kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması, kefilin el yazısıyla sorumluluk tutarını ve tarihini yazması zorunludur. Ayrıca eş rızası gereken hallerde yazılı onay şarttır. Bu şartlar sağlanmadığında sözleşme geçersiz olur. Kanunun aradığı şekil şartları, kefilin bilinçli şekilde borç altına girmesi için getirilmiştir.

Kefalet sözleşmesi kaç yıl geçerli?

Kefalet sözleşmesinin geçerlilik süresi sözleşmede belirtilen süreye göre değişir. Eğer sözleşmede bir süre belirtilmemişse kefalet belirli koşullar yerine gelene kadar devam edebilir. Süreli kefalette sürenin dolmasıyla sorumluluk sona erer. Belirsiz süreli kefalette ise fesih imkanları borçlar kanunu hükümlerine göre değerlendirilir.

Kefalet sözleşmesi nerede yapılabilir?

Kefalet sözleşmesi, kanunun aradığı şekil şartlarına uyulduğu sürece herhangi bir yerde yapılabilir. Ancak uygulamada güvenlik ve ispat kolaylığı açısından noter huzurunda yapılması tercih edilir. Yazılı şekil şartı sağlandığı sürece sözleşmenin geçerliliği devam eder. Tarafların kimlik doğrulaması da bu süreçte önemlidir.

Kefalet ödenmezse ne olur?

Kefil borç ödenmediğinde borçluyla birlikte sorumlu tutulabilir. Alacaklı, borç ödenmediğinde doğrudan kefile başvurma hakkına sahiptir (müteselsil kefalette). Kefilin ödemesi halinde borçluya rücu etme hakkı bulunur. Bu nedenle sorumluluğun kapsamı sözleşmede net şekilde belirtilmelidir.

Kefalet sözleşmesi alınırken hangi durumlarda eş rızası aranmaz?

Eş rızası, kefalet sözleşmelerinde genel bir geçerlilik şartıdır ancak ticari işletme sahipleri veya ortakları tarafından verilen kefaletlerde aranmaz. Ayrıca kamu görevlilerinin zorunlu teminat kefaletlerinde de eş rızasına gerek yoktur. Kanun, ekonomik faaliyetlerin aksamaması için bu istisnaları düzenlemiştir. Diğer tüm hallerde eş rızasının olmaması sözleşmeyi geçersiz kılar.

Kefalet sözleşmesi şekle tabi mi?

Evet, kefalet sözleşmesi kesin şekil şartına tabidir. Yazılı yapılması zorunlu olup kefilin el yazısıyla sorumluluk limitini ve tarihi belirtmesi gereklidir. Şekil şartı sağlanmadığında sözleşme geçersiz sayılır. Bu kural, kefilin bilinçli sorumluluk üstlenmesini güvence altına alır.

Kontratta kefilin sorumluluğu nedir?

Kefilin sorumluluğu sözleşmede belirtilen tutar ve koşullarla sınırlıdır. Müteselsil kefalette alacaklı, doğrudan kefile başvurabilir. Adi kefalette ise öncelikle borçludan tahsil yolunun tüketilmesi gerekir. Bu nedenle kefalet türü sorumluluğun kapsamını büyük ölçüde belirler.

Kimler kefil olamaz?

Fiil ehliyeti olmayan kişiler kefil olamaz. Ayrıca eş rızası gereken durumlarda rıza alınmadan yapılan kefalet de geçersizdir. Bazı meslek mensupları ve kamu görevlileri için de özel yasaklar bulunabilir. Kefil olacak kişinin mali yeterliliği de uygulamada önem taşır.

Kefalet parası geri alınır mı?

Kefil borçlunun borcunu ödemesi yerine alacaklıya ödeme yapmışsa, ödediği miktarı borçluya rücu edebilir. Bu durum kanundan doğan bir haktır. Ancak sözleşmede aksine bir hüküm varsa farklı değerlendirme yapılabilir. Rücu hakkı kefilin korunmasını sağlar.

Kefalet sözleşmesinde borçlunun rızası aranır mı?

Kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulur ve borçlunun rızası aranmaz. Borçlu bu sözleşmeye taraf değildir. Bu durum, alacaklının güvence altına alınmasını amaçlar. Ancak borçluya bilgi verilmesi uygulamada çoğu zaman tercih edilir.

Kefalet limiti nedir?

Kefalet limiti, kefilin sorumlu olacağı en yüksek tutarı ifade eder. Bu limitin kefilin el yazısıyla belirtilmesi geçerlilik şartıdır. Limit belirtilmemişse kefalet geçersiz sayılır. Sınırlı sorumluluk ilkesi gereği kefilin borcu aşan yükümlülük altına girmesi engellenir.

Kefalet sözleşmesi türleri nelerdir?

Kefalet sözleşmesinin temel türleri adi kefalet, müteselsil kefalet ve birden fazla kişinin kefil olduğu toplu kefalet biçimleridir. Müteselsil kefalette kefil daha geniş sorumluluk altına girer. Adi kefalette ise alacaklı önce borçluya başvurmak zorundadır. Türün belirlenmesi sorumluluk düzeyini doğrudan etkiler.

Kefaletname için hangi şartlar gereklidir?

Kefaletnamenin yazılı olması, kefilin el yazısıyla tutarı belirtmesi ve tarih atması zorunludur. Gerekli hallerde eş rızası da yazılı olmalıdır. Bu şartlar sağlanmadığında kefalet geçersiz olur. Kanun şekli sıkı tutarak kefili korumayı amaçlamaktadır.

Kefalet iptal edilebilir mi?

Kefalet sözleşmesi bazı hallerde iptal edilebilir. Şekil şartlarına uyulmaması, eş rızasının olmaması veya irade bozukluğu durumları iptal sebebidir. Ayrıca alacaklının kötü niyetli davranması da iptale konu olabilir. Her iptal durumu somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Borçlar Kanunu 344. madde nedir?

Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi kira artış oranlarını düzenler ve kefaletle doğrudan ilgili değildir. Ancak uygulamada bazı sözleşmelerde kefalet hükümleri kira ilişkisiyle birlikte değerlendirildiğinden bu maddeye atıf yapılabilir. Madde, kira artışını TÜFE ile sınırlar. Böylece kiracının aşırı artışlara karşı korunması amaçlanır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir