Genel
Bağışlama Sözleşmesi 2026

Bağışlama sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu’nu madde 285 ve devamında düzenlenmiştir. Bağışlama sözleşmesi, bir kişinin malvarlığından karşılıksız olarak bir değer devretmeyi üstlenmesi ve diğer tarafın da bu bağışı kabul etmesiyle kurulan hukuki bir sözleşmedir. Bu sözleşme türü, taraflar arasında ivazsız bir kazandırma yaratır ve genellikle aile içi mal devri veya yardım amacıyla tercih edilir. Bağışlama sözleşmesi, kanunda öngörülen şekil şartlarına uyulmadığı takdirde geçersiz sayılabileceğinden, hukuki güvenlik açısından dikkatle düzenlenmelidir.

Bağışlama Sözleşmesi Nedir?

Bağışlama Sözleşmesi Nedir?

Bağışlama Sözleşmesi Nedir?

TBK m. 285/1’e göre, “Bağışlama sözleşmesi, bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere, malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir.” Maddede verilen tanıma göre, bağışlayan ve bağışlanan arasında kurulan bu sözleşme ile bağışlayan bağışlanana bir kazandırma yapma borcunu üstlenecektir. Bağışlayan bu kazandırmayı kendi malvarlığından yapacaktır. Bağışlayanın borcu bağışlayan hayattayken doğacaktır. Bağışlanan hiçbir borç altına girmeyecek, yani bağışlayanın malvarlığından yapmayı üstlendiği ve sağlığında sonuç doğuracak olan bu kazandırma karşılıksız olacaktır.

Detaylı Bilgi: Rehin Hakkı 2026

Bağışlama Sözleşmesinin Nitelikleri Nelerdir?

Bağışlama sözleşmesinin nitelikleri, sözleşmenin ivazsız olması, yani bağışlayanın herhangi bir karşılık beklemeden malvarlığından bir kazandırmada bulunması esasına dayanır. Bu sözleşmede taraf iradeleri önem taşır ve bağışlama, bağışlayanın açık rızası ile geçerlilik kazanır. Ayrıca bağışlama sözleşmesi kural olarak yazılı şekle tabidir ve bazı hâllerde resmi şekil şartı aranır; bu nitelikler, sözleşmenin geçerliliğini ve bağlayıcılığını doğrudan etkiler. Bağışlama Sözleşmesi nitelikleri;

Bağışlama sözleşmesi tek tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir.

Bağışlama, niteliği itibariyle bir borç sözleşmesidir. Ancak, burada tek tarafa borç yükleyen bir sözleşme vardır. Bu sözleşmeyle yalnız bağışlayan borç altına girer; karşı taraf (bağışlanan), ilke olarak herhangi bir borç altına girmez. Bununla birlikte her sözleşmede olduğu gibi burada da iki taraf vardır. Bunlar; bağışlayan ve bağışlanandır. Malvarlığından karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlenen kimseye bağışlayan; böyle bir kazandırmayı kazanan kişiye de bağışlanan denir. Bağışlayan gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilir.

Bağışlama sözleşmesi sağlararası bir sözleşmedir.

Bağışlama sağlararası bir sözleşmedir. Bağışlanan şey, bağışlayanın sağlığında onun malvarlığından çıkmalı; bağışlayan bağışlama oranında fakirleşirken, bağışlanan o oranda zenginleşmeli, dolayısıyla bağışlayanın malvarlığından çıkan değerle, yani onun fakirleşmesiyle bağışlanın zenginleşmesi arasında bir sebep sonuç bağı bulunmalıdır. Bu nedenle bağışlanan şey, bağışlayanın terekesinden çıkacaksa, bağışlama söz konusu olmaz. Vasiyetname ve miras sözleşmesiyle yapılan ölüme bağlı karşılıksız kazandırmalar, özellikle vasiyet alacağı ve mirasçı atama işlemleri, bağışlama değildir.

Bağışlama sözleşmesi karşılıksız (ivazsız) bir sözleşmedir.

Bağışlama ivazsız bir sözleşmedir. Bu sözleşmeyle bağışlayan, bağışlanana karşılıksız bir kazandırma sağlar. Bağışlama sonunda karşı taraf zenginleşir; malvarlığı artar. Bu zenginleşme ya malvarlığının aktifinin artması ya da pasifinin azalması şeklinde olur.

Bağışlama sözleşmesi ani edimli bir sözleşmedir.

Bağışlama sözleşmesi taraflar arasında bir defalık, ani edimli borç ilişkisi kuran bir sözleşmedir.

Bağışlama sözleşmesi rızai bir sözleşmedir.

Bağışlama sözleşmesi, rızai bir sözleşmedir. Sözleşme, tarafların anlaşmalarıyla kurulur. Sözleşmenin kurulması için bağışlayanın bağışlanana bağışlanan şeyi teslim etmesi şart değildir. Bağışlanılan şeyin teslimi, sözleşme kurulduktan sonra bağışlayanın yerine getirmek zorunda olduğu borcun ifasıdır.

Bağışlama Sözleşmesinin Çeşitleri Nelerdir?

Bağışlama sözleşmesinin çeşitleri, bağışın ne zaman ve hangi koşullarda hüküm doğurduğuna göre farklılık gösterir. En yaygın türler; elden bağışlama, bağışlama vaadi ve koşullu bağışlamadır. Elden bağışlamada kazandırma derhal gerçekleşirken, bağışlama vaadinde ileride ifa edilmek üzere bir taahhüt söz konusudur. Koşullu bağışlamada ise bağış, belirli bir şartın gerçekleşmesine bağlanarak yapılır.

Bağışlama Türleri Ve Temel Farklar

Aşağıdaki tabloda, bağışlama sözü verme, elden bağışlama, şartlı (koşullu) bağışlama, yüklemeli bağışlama ve yerine getirilmesi ölümüne bağlı bağışlama türleri; kuruluş anı, ifa zamanı, geçerlilik şartları ve dikkat edilmesi gereken noktalarla birlikte özetlenmiştir.

Gösterilen: 0
2026 Uyumlu Özet
Tür Dayanak Kuruluş / İfa Geçerlilik Şartı Kritik Not
Aramanızla eşleşen bir kayıt bulunamadı. Yazımı sadeleştirip tekrar deneyin (örn. “şart”, “elden”, “ölüm”).

Bağışlayana dönme şartlı bağışlama

TBK. m. 292/1’e göre “Bağışlayan, bağışlananın kendisinden önce ölmesi durumunda, bağışlama konusunun kendisine dönmesi koşulunu koyabilir.” Burada bozucu şarta bağlı bir bağışlama söz konusudur. Şart, bağışlananın, bağışlayandan önce ölmesidir. Ancak, taraflar sözleşme özgürlüğü ve genel hükümler çerçevesinde bağışlananın geri dönmesini, bağışlananın bağışlayandan önce ölmesi dışında başka şartlara da bağlayabilirler. Dönme şartının geçerliliği, taşınır bağışlamalarında herhangi bir şekil şartına tâbi değilken, taşınmazlarda bunun resmî şekilde olması gerekir.

Bağışlama Sözleşmesi Nasıl Ortadan Kalkar?

Bağışlama Sözleşmesi Nasıl Ortadan Kalkar?

Bağışlama Sözleşmesi Nasıl Ortadan Kalkar?

Bağışlama sözleşmesini ortadan kaldıran hallere bakmak gerekirse;

Bağışlayanın, elden bağışlamayı veya yerine getirilmiş bağışlama sözünü geri alması

Bağışlayanın elden bağışlamayı veya yerine getirilmiş bağışlama sözünü geri alma nedenleri TBK. m. 295’te düzenlenmiştir Bağışlayanın elden bağışlamayı veya yerine getirilmiş bağışlama sözünü geri alma nedenleri TBK. m. 295’te düzenlenmiştir. Maddeye göre,

“Bağışlayan, aşağıdaki durumlardan biri gerçekleşmişse, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir ve bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde, bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebilir:

  1. Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse.
  2. Bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa.
  3. Bağışlanan, yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse.”

TBK. m. 295’te düzenlenen bu sebepler yanında, yanılma, aldatma, korkutma gibi sebeplerin yol açtığı irade bozukluğu nedeniyle iptal davası, tenkis davası, muvazaalı bağışlamanın iptali davası, nişanın bozulması hâlinde bağışlamanın (hediyelerin) geri verilmesi davası bağışlama hukuku dışında yer alan diğer ortadan kalkma sebepleri olarak sayılabilir.

Bağışlayan, sebepleri gerçekleştiği takdirde bağışlamayı sağlığında geri alır. Bağışlamayı geri alan bağışlayan, bağışlanandan talep tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde bağışlama konusunu geri vermesini isteyebilir. Bağışlayan dava yoluyla talepte bulunabileceği gibi dava dışında da talepte bulunabilir. Bu nedenle dava açılması zorunlu değildir.

Henüz yerine getirilmemiş bağışlama sözünün geri alınması

Bağışlayan, TBK. m. 296’da öngörülen sebeplerin bulunması hâlinde, henüz yerine getirmemiş olduğu bağışlama sözünü geri alabilir. Bu sebepler, şunlardır:

“Bağışlama sözü veren, aşağıdaki durumlarda sözünü geri alabilir ve onu ifadan kaçınabilir:

  1. Elden bağışlanılan bir malın geri verilmesini isteyebileceği sebeplerden biri varsa.
  2. Mali durumu, sonradan sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse.
  3. Bağışlama sözü verdikten sonra, kendisi için yeni aile yükümlülükleri doğmuş veya bu yükümlülükleri önemli ölçüde ağırlaşmışsa.

Bağışlama sözü verenin borcunu ödeme güçsüzlüğü belirlenir veya iflasına karar verilirse, ifa yükümlülüğü ortadan kalkar.”

Bağışlayan, yukardaki sebeplerden birisiyle bağışlama sözünü geri aldığı takdirde, bağışlama ortadan kalkar, dolayısıyla bağışlayanın söz konusu edimi ifa yükümlülüğü de sona erer. Başka bir deyişle geri alma, verilmiş olan bağışlama sözünü ortadan kaldırır.”

Geri alma hakkının süresi ve mirasçılara geçmesi

TBK. m. 297/1’de her şeyden önce geri alma hakkının bağlı olduğu süre belirlenmiştir. TBK. m. 297’de ayrıca bazı şartlar altında bağışlayanın mirasçılarına da geri alma hakkı tanımıştır. Buna göre,

“Bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir.

Bağışlayan bir yıllık süre dolmadan ölürse, geri alma hakkı mirasçılarına geçer ve mirasçıları bu sürenin sona ermesine kadar bu hakkı kullanabilirler.

Bağışlayan, sağlığında geri alma sebebini öğrenememişse, mirasçıları, ölümünden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alma hakkını kullanabilirler.

Bağışlanan, bağışlayanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldürür veya onun geri alma hakkını kullanmasını engellerse, mirasçıları bağışlamayı geri alabilirler.

Kira, gelir ve faiz gibi dönemsel edim bağışlamalarında bağışlayanın ölmesi

TBK. m. 298’e göre aksi kararlaştırılmamışsa, dönemsel edimleri içeren bağışlamanın yerine getirilmesi, bağışlayanın ölmesiyle sona erer. Dönemsel edimlerden amaç, gelir, faiz ve kira gibi dönem dönem ödenen edimlerdir. İşte bağışlayan dönemsel olarak gelir, faiz veya kira gibi belirli zamanlarda ödenen edimleri bağışlamışsa, ölmesiyle birlikte artık bunların da bağışlanana verilmesi sona erer.

Konuya İlişkin Yargıtay Kararları

Bağışlama sözleşmesi ile ilgili içtihatlara bakmak gerekirse;

Bağışlama Sözleşmesi İle İlgili Yargıtay İçtihatları

Aşağıdaki kartlar, bağışlama sözleşmesi uygulamasında sık görülen iki başlığı özetler: tenkis ve koşullu bağıştan rücu. Her kartta karar künyesi, uyuşmazlığın özeti ve pratik çıkarım yer alır; tamamı tek modülde aranabilir ve kopyalanabilir.

Gösterilen: 0
Aramanızla eşleşen içtihat bulunamadı. Farklı bir anahtar kelime deneyin.

Not: Bu modül “özet + alıntı” mantığıyla hazırlanmıştır. Sayfada başka bir eklenti de benzer içerik bloğu üretirse, yinelenen/tekrarlayan yapı oluşmaması için sadece birini kullanın.

Avukat Vekalet Ücreti Ne Kadardır?

Avukat vekalet ücreti, hakkınızda yürütülecek işlem ve dava üzerinden belirlenmektedir. Bilindiği üzere her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi” yasalaşarak yürürlüğe girer. Görülen davalarda avukat vekalet ücreti, bu tarifede belirtilen ücretin altında bir tutar olarak belirlenemez, dolayısıyla her zaman sabit ve kesin değildir. Bununla birlikte Baro tarafından belirtilen asgari ücret tarifesinin üzerinde bir avukatlık ücreti belirlenmesi mümkün olabilir.

İlgili Yazılarımız;

Sık Sorulan Sorular – Bağışlama Sözleşmesi

Sık Sorulan Sorular - Bağışlama Sözleşmesi

Sık Sorulan Sorular – Bağışlama Sözleşmesi

Bağışlama sözleşmesine ilişkin uygulamada en çok merak edilen konular, sözleşmenin şekil şartları, geçerliliği, iptal imkanları ve miras hukukuna etkileri etrafında yoğunlaşmaktadır. Aşağıda yer alan sık sorulan sorular bölümü, bağışlama sözleşmesiyle ilgili temel hukuki sorulara açıklayıcı ve güncel yanıtlar sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu bölüm, hem bağışlayan hem de bağışlanan açısından ortaya çıkabilecek hukuki sonuçların daha iyi anlaşılmasına katkı sağlar.

Bağışlama sözleşmesi ne demek?

Bağışlama sözleşmesi, bağışlayanın malvarlığından bir değeri karşılıksız olarak bağışlanana devretmeyi taahhüt ettiği hukuki işlemdir. Bu sözleşmede esas olan, bağışlayanın herhangi bir edim veya menfaat beklentisi olmamasıdır. Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen bağışlama sözleşmesi, tarafların irade beyanlarına dayanır. Şekil şartları sağlandığında hukuken geçerli sonuçlar doğurur.

Bağışlama sözleşmesi yazılı olmak zorunda mı?

Bağışlama sözleşmesinin yazılı olması, bağışın türüne göre değişiklik gösterir. Taşınır bağışlarında çoğu durumda yazılı şekil aranmazken, bağışlama taahhüdü içeren işlemlerde yazılı şekil zorunludur. Taşınmaz bağışlarında ise resmi şekil şartı aranır. Bu nedenle sözleşmenin geçerliliği şekle bağlıdır.

Bağışlama sözleşmesi tek taraflı mıdır?

Bağışlama sözleşmesi, borç doğuran ancak karşılıksız bir hukuki işlemdir. Her ne kadar edim esas olarak bağışlayana ait olsa da, bağışlanan kişinin kabul beyanı gereklidir. Bu yönüyle sözleşme iki taraflı bir hukuki işlem niteliği taşır. Kabul olmadan bağışlama tamamlanmış sayılmaz.

Bağış yoluyla verilen tapu geri alınabilir mi?

Bağış yoluyla devredilen tapunun geri alınması ancak kanunda öngörülen sınırlı hallerde mümkündür. Bağışlanan kişinin bağışlayana karşı ağır nankörlükte bulunması bu hallere örnektir. Ayrıca bağışlama sözleşmesinin iptaline yol açan irade sakatlıkları da önemlidir. Her durumda yargısal değerlendirme gerekir.

Taşınmaz bağışı noterde yapılabilir mi?

Taşınmaz bağışı noter huzurunda yapılamaz, tapu müdürlüğünde resmi şekilde gerçekleştirilmelidir. Noterde yapılan işlemler bağış vaadi niteliği taşıyabilir ancak mülkiyet devri sağlamaz. Tapu siciline tescil yapılmadan bağış tamamlanmış sayılmaz. Bu nedenle şekil şartı büyük önem taşır.

Bağışlama sözleşmesi iptal edilebilir mi?

Bağışlama sözleşmesi, kanunda belirtilen özel sebeplerin varlığı halinde iptal edilebilir. Bağışlayanın yanılma, aldatma veya korkutma altında sözleşme yapması bu sebepler arasındadır. Ayrıca bağışlanan kişinin yükümlülüklere aykırı davranması da iptal gerekçesi olabilir. İptal talepleri süre ve ispat kurallarına tabidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir