Aile Konutu ve Ev Eşyasının Eşe Özgülenmesi
Aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiş olup, sağ kalan eşe diğer mirasçılardan farklı olarak bir mahsup hakkı tanınmıştır.
Aile Konutu Nedir?
Aile konutu eşlerin bir arada yaşadığı ve ortak yaşamını sürdüğü konut olarak tanımlanabilmektedir. Kanunumuzda aile konutu farklı alanlarda korunduğu gibi miras hukukunda da işbu düzenleme ile korunmaktadır. Aile konutu ile ilgili düzenlemelere kısaca bakmak gerekirse;
- Eşlerden birisi diğerinin rızası almadan aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez.
- Kira sözleşmesine taraf olmayan eş kiralayana yapacağı bildirim ile kira sözleşmesinin tarafı olabilir.
- Aile konutu olarak özgülenen taşınamaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini isteyebilir.
- Sağ kalan eş, eski yaşamını devam ettirmek için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek üzere intifa veya oturma hakkı verilmesini talep edebilir.
- Konutun aile konutu olduğunun tespiti Aile Mahkemesine aittir.
- Konutu özgüleme görevi Sulh Hukuk Mahkemesine aittir.
Aile Konutu Şerhi Nasıl Verilir?
Malik olan veya olmayan eşin ya da eşlerden her ikisinin birlikte, gerekli belgeler ile tapu müdürlüğüne başvurulması durumunda, tapu siciline aile konutu şerhi verilebilir.
Aile konutu şerhinin hukuki sonuçları olarak; eşlerden biri diğer eşin açık rızası olmaksızın, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Haklı bir sebep olmaksızın rıza verilmeyen eş hakimin müdahalesini isteyebilir.
Aile Konutu ve Ev Eşyasının Sağ Kalan Eşe Özgülenmesi Nedir?
Aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi TMK m.652’de düzenlenmiştir:
“Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.
Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir. Haklı bir sebebi varsa mülkiyet talep edebilir.
Mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek ve sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde, sağ kalan eş bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır.”
İş bu kanun hükmü gereğince sağ kalan eş miras payına mahsuben aile konutunun ve ev eşyalarının kendisine mahsup edilmesini talep hakkına sahiptir.
Aile Konutunun Eşe Özgülenmesi Davası Nasıl Açılır?
Aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi davası sulh hukuk mahkemesinde açılmalıdır. Davada özgüleme talep edilen konutun aile konutu olduğu ispat yükü davacıdadır. Ayrıca özgüleme bedeli karara en yakın tarih esas alınarak belirlenir.
Mal Rejimine Dayalı Özgüleme ile Miras Hakkına Dayalı Özgüleme Davasının Farkları Nedir?
Yargıtay bu hususu aşağıda verilen kararda detaylı olarak incelemiştir. Bakmak gerekirse;
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 01.06.2010 T. 2010/1695 E. 2010/2923 K.:
“Uygulama açısından TMK’nın 240 ile aynı Kanun’un 652. maddesi arasında ortak bir yön bulunduğu ve ortak bir konuyu düzenledikleri görülmekle birlikte aralarında bazı farklar da bulunmaktadır. TMK’nın 240. maddesine göre, mal rejimi ölüm nedeniyle sona erdiğinde, sağ kalan eşin bu rejimden kaynaklanan ayni hakkını düzenlemektedir. Yani edinilmiş mallara katılma alacağı karşılığında mülkiyet hakkının tanınmasını öngörmektedir. TMK’nın 652. maddesinde ise, eşler arasındaki mal rejimi ne olursa olsun, sağ kalan eşin, tereke malları arasında yer alan konut veya konut eşyası üzerinde mirastan kaynaklanan ayni hakkını düzenlemektedir.
TMK’nın 240. maddesi gereğince sağ kalan eşin, konut ve ev eşyası üzerinde ayni hak isteğinde bulunabilmesi için bazı koşulların varlığı aranmaktadır. Örneğin, eşler arasında katılma rejiminin bulunması, katılma rejiminin ölüm nedeniyle son bulması, sağ kalan eşin olması, sağ kalan eşin katılma alacağının doğması ve sağ kalan eşin ayni hak talep etmesi gibi koşulların gerçekleşmesi gerekmektedir. TMK’nın 652. maddesi gereğince, sağ kalan eşin konut ve konut eşyası üzerinde ayni hak istemesinin koşulları ise, şu şekilde açıklanabilir, ölüm olması, sağ kalan eşin varlığı ve mirasçı olması, tereke malları arasında eşlerin birlikte yaşadıkları konut veya konut eşyasının bulunması ve sağ kalan eşin konut veya konut eşyasında ayni hak talep etmesi gibi koşullar öngörülmektedir.
Görüldüğü gibi, TMK’nın 240 ve 652. maddeleri görünürde ortak yönleri bulunduğu halde uygulama alanları ve aranan koşullar açıklandığı gibi farklıdır. Katılma alacağı yok ise, mülkiyet hakkının tanınması TMK’nın 240. maddesi gereğince istenemez. TMK’nın 652. maddesine dayanan ölüm halinde ise, mal rejimi türü ne olursa olsun, konut ve konut eşyası üzerinde sağ kalan eşin ayni hakkı tanınmıştır. TMK’nın 240. maddesinde yer alan benzer hüküm TMK’nın 255 (paylaşmalı mal ayrılığı rejimi) ve 279. (mal ortaklığı rejimi) maddelerinde öngörülen mal rejimlerinde de yer almıştır.
Diğer bir deyişle, sağ kalan eşin TMK’nın 240. maddesi gereğince mülkiyet hakkını talep edebilmesi için bu rejimin tasfiyesi sonucunda ölen eşten alacaklı olması koşuluna bağlıdır. Aksi halde bu hakkı talep etmeyecektir. TMK’nın 652. maddesinde, az önce değinildiği gibi böyle bir koşul söz konusu değildir. Miras hakkı karşılığında mülkiyet hakkının tanınması istenilmektedir.
Saptanan bu somut ve hukuki olgular karşısında TMK’nın 240. maddesi çerçevesinde iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri toplanarak edinilmiş mallara katılma alacağının olup olmadığının belirlenmesi, bunun sonucu olarak mülkiyet hakkının tanınıp tanınmaması konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı ve görevsizlik nedeniyle istekler yönünden davanın reddine karar verilmesi açıklanan nedenlerle usul ve kanuna aykırıdır. Öte yandan dava, doğru görevli ve yetkili mahkemede açılmıştır.”
İlgili Yargıtay Kararları
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 20.10.2014 T. 2014/21830 E. 2014/20195 K.:
“Dava, Türk Medeni Kanununun 652. maddesinden kaynaklanmaktadır. Konutun aile konutu olup olmadığının tespiti (TMK. md. 194) görevi Aile Mahkemesine, özgüleme (TMK. md. 652) görevi ise Sulh Hukuk Mahkemesine aittir. Toplanan delillerden, davacı ve eşi mirasbırakan B. adına 1/2 hisselerle kayıtlı davaya konu taşınmazın mirasbırakan B.’ın sağlığında davacı ve eşi tarafından aile konutu olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece konutun aile konutu niteliğinde olduğunun tespiti ile yetinilmesi ve özgüleme ile ilgili talep yönünden ise görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanlış nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre de; Evlilik birliği ölümle sona erdiğine göre, Türk Medeni Kanununun 194. maddesini uygulama imkanı kalmadığı nazara alınmadan, taşınmaza aile konutu şerhi konulması da doğru olmamıştır.”
Avukat Vekalet Ücreti Ne Kadardır?
Avukat vekalet ücreti, hakkınızda yürütülecek işlem ve dava üzerinden belirlenmektedir. Bilindiği üzere her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi” yasalaşarak yürürlüğe girer. Görülen davalarda avukat vekalet ücreti, bu tarifede belirtilen ücretin altında bir tutar olarak belirlenemez, dolayısıyla her zaman sabit ve kesin değildir. Bununla birlikte Baro tarafından belirtilen asgari ücret tarifesinin üzerinde bir avukatlık ücreti belirlenmesi mümkün olabilir.
İlgili Yazılarımız;
- Aile Konutu Ve Ev Eşyasının Eşe Özgülenmesi
- Aile Konutunun Özgülenmesi ve Ortaklığın Giderilmesi Davası
- Miras Paylaşma Sözleşmesi (Miras Taksim Sözleşmesi)
- Miras Payının Devri Sözleşmesi
- Miras Paylaşımı
- Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır?
- Kanuni Mirasçılar ve Miras Payı Hesaplama
- Miras Kalan Paranın Bankada Çekilmesi
- Tenkis Davası Nedir? 2025
- İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davası Nedir? 2025
- Muris Muvazaası Davası Nedir? 2025
- Mirasta Denkleştirme Davası Nedir? 2025
AV.İREM BİKE DEMİRHAN
Sonuç
Bizimle nasıl iletişime geçebilirsiniz? Her türlü avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi almak için 0545 588 0258 numarası üzerinden tarafımıza ulaşabilir, her türlü sorunuz için irembikedemirhan@gmail.com adresine mail gönderebilirsiniz. Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için tarafımız ile iletişime geçebilirsiniz. (Avukatlık Kanunu uyarınca ücretsiz danışmanlık ve bilgi verme hizmetimiz bulunmamaktadır.)