İdarenin Mal Edinme Yöntemleri 2026
İdarenin Mal Edinme Yöntemlerinin Hukuki Çerçevesi
İdarenin mal edinme yöntemleri, Anayasa hükümleri ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu başta olmak üzere özel kanunlarla ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Anayasa’nın 46. maddesi, kamu yararı ve gerçek karşılık ilkelerini esas alarak idareye kamulaştırma yetkisi tanırken, 47. madde kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüslerin devletleştirilmesine ilişkin esasları ortaya koyar. Bu düzenlemeler, malike peşin ve gerçek karşılık ödenmesi şartıyla mülkiyete yapılacak müdahalenin sınırlarını çizer. Böylece hem idarenin kamu yararı güden faaliyetleri güvence altına alınır hem de bireylerin mülkiyet hakkının keyfi biçimde sınırlandırılması engellenir.
| Konu | Açıklama |
|---|---|
| Anayasal Dayanak | İdarenin mal edinme yetkisi Anayasa’nın 46. ve 47. maddelerine dayanır. Kamu yararı ve gerçek karşılık ilkeleri esastır. |
| Kamulaştırma | 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu çerçevesinde yürütülür. Malikine peşin ve gerçek karşılık ödenmesi zorunludur. |
| Devletleştirme | Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüslerin devletleştirilmesi Anayasa’nın 47. maddesi uyarınca mümkündür. |
| Mülkiyet Hakkının Korunması | Devlet müdahalesi ancak kamu yararı amacıyla ve karşılığı ödenerek yapılabilir. Keyfi müdahale yasaktır. |
| Hukuki Sınırlar | Hem kişi mülkiyetini koruyan hem de idarenin kamu hizmetini sürdürebilmesini sağlayan bir denge kurulmuştur. |
Kamulaştırma
Kamulaştırma, özel mülkiyette bulunan taşınmazların kamu yararı amacıyla idare tarafından gerçek karşılığı peşin ödenerek alınmasıdır. Doktrin ve yargı kararlarına göre bu işlem, malikinin rızası olmasa dahi mülkiyetin idare lehine sona erdirildiği istisnai bir müdahaledir. Kamulaştırma için kamu yararı kararı alınması, taşınmazın belirlenmesi, satın alma usulünün denenmesi ve son aşamada bedel tespiti için mahkemeye başvurulması gerekir. Süreç boyunca malikin, bedelin gerçek değeri yansıtmadığı veya idari işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla hem idari hem adli yargı mercilerine başvurarak hak arama imkânı vardır.

Acele Kamulaştırma
Acele Kamulaştırma
Acele kamulaştırma, savaş, seferberlik veya kanunla öngörülen olağanüstü hâllerde, idarenin taşınmaza ivedilikle el koyabilmesi için kabul edilmiş istisnai bir yöntemdir. 2942 sayılı Kanun’un 27. maddesi uyarınca, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere mahkemece kısa sürede değer tespiti yapılır ve bedel malikin adına bankaya yatırılır. Bu mekanizma, özellikle savunma ve büyük altyapı projelerinde kamu hizmetinin gecikmeden yürütülmesini amaçlar. Ancak acele kamulaştırma kararlarının da yargısal denetime tabi olduğu ve malikin, bedel ve kamu yararı yönünden dava açma hakkını koruduğu unutulmamalıdır.
Kamulaştırmasız El Atma
Kamulaştırmasız el atma, idarenin herhangi bir kamulaştırma kararı olmaksızın veya hukuki dayanak bulunmaksızın özel mülkiyetteki taşınmaza fiilen müdahale etmesidir. Bu durumda, ortada geçerli bir idari işlem değil, haksız fiil niteliğinde bir eylem bulunduğu kabul edilir ve uyuşmazlık çoğunlukla adli yargıda görülür. Yargı içtihadı, maliklerin bu tür el atmalara karşı tazminat veya aynen iade talebiyle süresiz olarak dava açabileceğini belirtmektedir. İdarenin bu yolla mülkiyet hakkını ağır şekilde ihlal ettiği durumlarda, kamulaştırma bedeline denk veya daha yüksek tazminatlara hükmedilmesi söz konusu olabilir.

İstimval (Taşınır Malların Kamu Yararı İçin Alınması)
İstimval (Taşınır Malların Kamu Yararı İçin Alınması)
İstimval, özellikle savaş, seferberlik, salgın hastalık veya büyük doğal afet gibi olağanüstü hâllerde, idarenin özel mülkiyetteki taşınır malları bedeli karşılığında kullanıma almasını ifade eden bir mal edinme yöntemidir. Bu kurum, normal piyasa şartlarında hızla temin edilemeyen araç, gereç ve malzemelerin kamu hizmetine tahsisini mümkün kılar. İstimvalde mülkiyet veya sadece kullanım ve intifa hakkı idareye geçebilir; her iki durumda da malike uygun bir karşılık ödenmesi esastır. Böylece, kamu güvenliği ile bireysel mülkiyet hakkı arasında olağanüstü koşullara uygun bir denge kurulmaya çalışılır.
| Konu | Açıklama |
|---|---|
| Anayasal Dayanak | İdarenin mal edinme yetkisi Anayasa’nın 46. ve 47. maddelerine dayanır. Kamu yararı ve gerçek karşılık ilkeleri esastır. |
| Kamulaştırma | 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu çerçevesinde yürütülür. Malikine peşin ve gerçek karşılık ödenmesi zorunludur. |
| Devletleştirme | Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüslerin devletleştirilmesi Anayasa’nın 47. maddesi uyarınca mümkündür. |
| Mülkiyet Hakkının Korunması | Devlet müdahalesi ancak kamu yararı amacıyla ve karşılığı ödenerek yapılabilir. Keyfi müdahale yasaktır. |
| Hukuki Sınırlar | Hem kişi mülkiyetini koruyan hem de idarenin kamu hizmetini sürdürebilmesini sağlayan bir denge kurulmuştur. |
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (Değişik: 24/4/2001- 4650/17 madde) madde 30’da; kamu tüzel kişilerinin ve kurumlarının sahip oldukları taşınmaz malın, kaynak veya irtifak haklarının diğer bir kamu tüzel kişisi veya kurumu tarafından kamulaştırılamayacağı, taşınmaz mala, kaynak ya da irtifak haklarına ihtiyacı olan idarenin bedel tespitinde bulunarak, ödeyeceği bedeli yazılı olarak bildirmek suretiyle mal sahibi idareye başvuruda bulunacağını, mal sahibi idarenin devre muvafakat etmemesi halinde alıcı idarenin başvurusu üzerine durumun, Danıştay ilgili idari dairesince incelenerek iki ay içinde kesin karara bağlanacağı, tarafların bedel üzerinde anlaşamamaları halinde ise alıcı idarenin, devirde anlaşma tarihinden veya Danıştay kararının tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine başvurarak kamulaştırma bedelinin tespitini isteyebileceği,
Bu durumda yapılacak yargılamada mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin alıcı idare tarafından mal sahibi idare adına bankaya yatırıldığına dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın alıcı idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin mal sahibi idareye ödenmesine karar verileceği ile bu kararın, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirileceği, tescil hükmünün kesin olup tarafların bedele ilişkin temyiz haklarının saklı olduğu, bu şekilde devir alınan taşınmaz malın, kaynak veya irtifak hakkının, sahibinden kamulaştırma yoluyla alınmış sayılacağı ve devir amacı veya devreden idarenin izni dışında başka bir kamusal amaçla kullanılamayacağı, aksi halde devreden idarenin, madde 23 uyarınca taşınmaz malı geri alabileceği, bu hususun da tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh verileceği hüküm altına alınmıştır.
Konuya İlişkin Yargıtay Kararları
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E. 2015/13362 K. 2016/10012 T. 21.06.2016
Yargıtay Kararı – Kamulaştırmasız El Atma (Harç ve Vekalet Ücretleri)
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 6487 sayılı Kanunla değiştirilen Geçici 6. maddesinin 12. ve 13. fıkraları, Anayasa Mahkemesi’nin 13.11.2014 tarihli, 2013/95 Esas – 2014/176 Karar sayılı hükmüyle 13.03.2015 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak iptal edilmiştir. Bu nedenle, 09.10.1956–04.11.1983 tarihleri arasında fiilen el atılan taşınmazlarda harç ve vekâlet ücretleri maktu olarak, 04.11.1983’ten sonra el atılan taşınmazlarda ise mahkeme ve icra harçları ile vekâlet ücretleri nispi olarak uygulanmalıdır.
Somut olayda taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin karar düzeltme talebi kabul edilmiş; önceki düzeltilerek onama kararı kaldırılmıştır. Dosya incelendiğinde kanıt takdiri ve gerekçelerde hukuka aykırılık görülmemiş, ancak harç ve vekâlet ücreti yönünden nispi uygulama gerektiği için hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – E. 2014/9491, K. 2014/19283, T. 01.07.2014
Dava, 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesine dayalı olarak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, ancak hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyada bilirkişi incelemesi yapılmış olmakla birlikte alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı tespit edilmiştir.
Yargıtay’a göre Kamulaştırma Kanunu’nun 11/1-g maddesi gereğince arsa niteliğindeki taşınmazlar değerlendirilirken, emsal taşınmazların mümkün olduğunca yakın bölgede, benzer yüzölçümünde ve değerlendirme tarihine yakın satışlardan seçilmesi zorunludur. Oysa dava konusu taşınmaz ilçe merkezi içinde ve geniş yüzölçümlü olmasına rağmen, küçük yüzölçümlü ve başka bir beldede bulunan emsal taşınmazla karşılaştırılması inandırıcı görülmemiştir.
Bu nedenle taraflara, yakın bölgelerde ve yakın tarihlerde satılmış benzer yüzölçümlü taşınmaz satışlarını bildirme imkânı tanınmalı; gerekirse mahkemece re’sen emsal celbi yoluna gidilmelidir. Emsaller belirlendikten sonra yeniden kurulacak bilirkişi heyeti ile keşif yapılmalı; taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu değerleri de getirtilerek üstünlük oranları tartışılmalıdır. Tüm bu değerlendirmeler yapılmadan hüküm kurulması Yargıtay tarafından hukuka uygun bulunmamıştır.

Devletleştirme
Devletleştirme
Devletleştirme, kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüslerin, kamu yararının zorunlu kıldığı hâllerde gerçek karşılığı ödenerek devlet mülkiyetine geçirilmesidir. Anayasa’nın 47. maddesi ve 3082 sayılı Kanun, devletleştirmenin yalnızca kanunla ve her bir işletme için ayrı düzenleme yapılmak suretiyle gerçekleştirilebileceğini öngörür. Bu yönüyle devletleştirme, bireysel taşınmazlar üzerindeki kamulaştırmadan farklı olarak doğrudan ekonomik faaliyet gösteren işletmeleri konu alır. İdarenin mal edinme yöntemleri arasında daha nadir başvurulan bu yol, stratejik sektörlerde kamu yararının yoğunlaştığı durumlarda gündeme gelir.
İdarenin mal edinme yöntemlerinden biri olan devletleştirme, Anayasa madde 47 ve 3082 sayılı Kamu Yararının Zorunlu Kıldığı Hallerde Kamu Hizmeti Niteliği Taşıyan Özel Teşebbüslerin Devletleştirilmesi Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir; Anayasa madde 47’de; “Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir. Devletleştirme gerçek karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın tarzı ve usulleri kanunla düzenlenir.” biçiminde hüküm altına alınmıştır.
3082 sayılı Kamu Yararının Zorunlu Kıldığı Hallerde Kamu Hizmeti Niteliği Taşıyan Özel Teşebbüslerin Devletleştirilmesi Hakkında Kanun madde 3’te; “Kamu hizmeti niteliği taşıyan ve özel teşebbüslerin kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde, devletleştirilmesi kanunla düzenlenir.” biçiminde yer alan hükme göre, devletleştirme kararını alma yetkisi yasama organına ait olup, yasama organı bu yetkisini kullanabilmek için her bir devletleştirme işlemi için ayrı bir kanun çıkartacaktır.
Geçici İşgal
Geçici işgal, özellikle yol, köprü ve altyapı gibi bayındırlık hizmetlerinin yürütülmesi sırasında, idarenin taşınmazı sınırlı süreyle işgal ederek kum, taş, kireç gibi malzemeleri çıkarması veya alanı depo olarak kullanmasıdır. Geçici işgalden söz edebilmek için kanuni dayanağın bulunması, işgalin süreyle sınırlandırılması ve kural olarak yalnızca binasız araziler üzerinde uygulanması gerekir. İşlem sonunda taşınmazın eski hâline getirilmesi ve malikine uygun bir bedel ödenmesi esastır. Bu nedenle geçici işgal, mülkiyeti kalıcı olarak devretmeyen, ancak İdarenin mal edinme yöntemleri içinde pratik önemi büyük olan bir idari irtifak türü olarak kabul edilir.

İdarenin Kurumları Arasında Taşınmaz Mal Devri
İdarenin Kurumları Arasında Taşınmaz Mal Devri
Kamu tüzel kişileri ve kurumları arasındaki taşınmaz mal devri, 2942 sayılı Kanun’un 30. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, bir kamu idaresinin tasarrufundaki taşınmaz, kaynak veya irtifak hakkı başka bir kamu idaresi tarafından kamulaştırılamaz; ihtiyaç duyan idare bedel teklif ederek devri talep eder. Tarafların anlaşamaması hâlinde Danıştay devre ilişkin uyuşmazlığı inceleyerek kesin karar verir ve mahkemece tespit edilen bedelin yatırılmasıyla taşınmaz yeni idare adına tescil edilir. Bu mekanizma, kamu kurumları arasında da kamulaştırma rejimine benzer şekilde şeffaf ve denetime açık bir devir süreci öngörür.
İdarenin Mal Edinme Yöntemleri
Bireylerin Haklarını Arama Yolları
İdarenin mal edinme yöntemleri uygulanırken bireylerin başta mülkiyet hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlüklerinin korunması için güçlü yargısal güvenceler öngörülmüştür. Kamulaştırma işlemlerine karşı malikler, özel süreler saklı kalmak kaydıyla idari yargıda iptal davası ve adli yargıda bedel veya düzeltim davası açabilir. Kamulaştırmasız el atma ve bazı tazminat talepleri doğrudan adli yargının görev alanına girmekte; istimval, geçici işgal ve devletleştirme işlemleri de yargısal denetime tabidir. Hak kaybı yaşanmaması için tebliğ tarihleri, hak düşürücü süreler ve delil toplama süreci konusunda uzman idare hukuku avukatından destek alınması büyük önem taşır.

Kamulaştırmasız El Atma
Kamulaştırmasız El Atma
İdarenin mal edinme yöntemlerinden biri olan kamulaştırmasız el koymanın; kamulaştırma yetkisini haiz bir idarenin, kamulaştırmaya tabi olabilecek özel mülkiyette bulunan taşınmazlar üzerinde, kamulaştırma yetkisini kullanmaksızın ve herhangi bir yasal düzenlemeye dayanmaksızın, aktif olarak bir hizmet tahsis etmemesi ya da pasif-sessiz kalmak suretiyle taşınmaz üzerinde bir hizmet tahsis etmediği gibi maliklerin de taşınmazları üzerinde mülkiyet haklarından doğan tasarrufta bulunma yetkilerini engelleyerek fiili ya da hukuki olarak gerçekleştirilebilen bir eylemdir.
Genel olarak kamu kuruluşlarınca bir kamulaştırma kararı alınarak kamulaştırma yapılmadan, kişilerin taşınmazlarına müdahale ederek, taşınmazları üzerindeki zilyetliklerine son verme olarak nitelendirilen kamulaştırmasız el koyma ile idarenin, herhangi bir idari karara dayanmadan, taşınmaza müdahalede bulunması idari bir eylem olarak değil, haksız bir fiil olarak kabul edilir ve bu haksız fiilden doğan zararlara ilişkin davalar da TBK madde 49 hükmü kapsamında, adli yargı yerinde görülür.
Başka bir anlatımla; kamulaştırmasız el koyma yolu ile idarenin, re’sen icra yetkisini hukuka aykırı biçimde kullanarak mülkiyet hakkı veya kamu özgürlüklerini ağır bir biçimde ihlal eden eylemleri haksız fiili ortaya çıkarır98. Böyle bir durumda ortada idari bir işlem olmayıp, idarenin mülkiyet hakkını ağır biçimde ihlal eden, hukuka aykırı bir eylemi vardır. İdare hukuku teorisine göre bu tür eylemlere “fiili yol” denmektedir ve fiili yoldan doğan davalar da adli yargı yerlerinde görülürler,
İstimval
İdarenin mal edinme yöntemlerinden biri olan istamval; gereksinim duyduğu taşınır malları piyasadan temin etme imkânı olan idarenin, olağanüstü hallerde ihtiyaç duyduğu taşınırları normal yolla elde etme olanağı bulunmadığı durumlarda, kamulaştırma yoluna gitmesi ile hukukumuzda “istimval” olarak adlandırılan durum gerçekleşmiş olur. İstimval, geniş kapsamlı bir deyim olup; “özel mülkiyette bulunan taşınır malların bedeli karşılığında mülkiyetinin veya kullanım ve intifa hakkının idareye cebri geçişini öngören istisnai ve olağanüstü hallere mahsus bir usuldür” şeklinde tanımlanmaktadır. Hukukumuzda oldukça geniş kapsamlı kullanılan istimval kavramı ile; taşınır veya taşınmaz malların sadece kullanma haklarının geçici olarak idareye geçmesini kapsadığı da ifade edilmektedir.

İdarenin Mal Edinme Yöntemleri: Geçici İşgal
Geçici İşgal
İdarenin mal edinme yöntemlerinden geçici işgal; kamu yararına yönelik bir faaliyetin, genellikle bayındırlık hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin olarak, bu hizmetlerin görülebilmesi için ihtiyaç duyulan kum, kireç, taş vb. maddeleri çıkarmak, hazırlamak ya da birtakım eşyayı koyabilmek amacıyla özel mülkiyette bulunan bir taşınmaza geçici olarak idare tarafından el konulmasıdır.
Avukat Vekalet Ücreti Ne Kadardır?
Avukat vekalet ücreti, hakkınızda yürütülecek işlem ve dava üzerinden belirlenmektedir. Bilindiği üzere her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi” yasalaşarak yürürlüğe girer. Görülen davalarda avukat vekalet ücreti, bu tarifede belirtilen ücretin altında bir tutar olarak belirlenemez, dolayısıyla her zaman sabit ve kesin değildir. Bununla birlikte Baro tarafından belirtilen asgari ücret tarifesinin üzerinde bir avukatlık ücreti belirlenmesi mümkün olabilir.
İlgili Yazılarımız;
- İdarenin Mal Edinme Yöntemleri
- Memurlara Verilen Disiplin Cezaları
- 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na Göre Disiplin Suç Ve Cezaları
- İdari İşlemin Unsurları
- İdari Kolluk
- Kamu Hizmetlerinin Özel Hukuk Kişilerine Gördürülme Usulleri
- Kamu İdare Bütçeleri
- İdari İşlemin Unsurları
AV.İREM BİKE DEMİRHAN
Sonuç
Bizimle nasıl iletişime geçebilirsiniz? Her türlü avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi almak için 0545 588 0258 numarası üzerinden tarafımıza ulaşabilir, her türlü sorunuz için irembikedemirhan@gmail.com adresine mail gönderebilirsiniz. Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için tarafımız ile iletişime geçebilirsiniz. (Avukatlık Kanunu uyarınca ücretsiz danışmanlık ve bilgi verme hizmetimiz bulunmamaktadır.)

Sık Sorulan Sorular ile İdarenin Mal Edinme Yöntemleri
Sık Sorulan Sorular ile İdarenin Mal Edinme Yöntemleri 2026
İdarenin mal edinme yöntemleri, 2026 yılı itibarıyla kamu hizmetlerinin etkin biçimde yürütülebilmesi için kullanılan hukuki ve idari araçların bütününü ifade eder. Kamulaştırmadan satın almaya, geçici işgalden irtifak hakkı tesisine kadar uzanan bu yöntemler, hem bireylerin mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki hassas dengeyi hem de idarenin yetki ve sorumluluk sınırlarını belirler.
Bu nedenle uygulamada sıkça karşılaşılan kavramların doğru anlaşılması önem taşır. Aşağıdaki Sık Sorulan Sorular bölümü, idarenin mal edinme süreçlerini sade, güncel ve mevzuata uygun şekilde açıklayarak hem öğrenciler hem de uygulayıcılar için kapsamlı bir rehber sunmaktadır.
İdarenin mal edinme yöntemleri nelerdir?
İdare, kamu hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli malları kamulaştırma, satın alma, trampa, bağış, irtifak hakkı kurulması ve kamu gücüne dayalı idari işlemler gibi çeşitli yöntemlerle edinebilir.
Haksız mal edinme nedir?
İdarenin hukuka aykırı, yetkisiz veya kamu yararı amacı taşımayan bir işlemle özel mülkiyete müdahale ederek malı fiilen kullanmasıdır. Bu durumda tazminat sorumluluğu doğar.
Kamu mallarından yararlanma usulleri nelerdir?
Kamu mallarından yararlanma genel kullanma, özel kullanma izni, tahsis, ecrimisil ve irtifak hakkı kurulması gibi usullerle sağlanır.
Geçici işgal nedir?
İdarenin kamu hizmeti için özel mülkiyetteki bir taşınmazı kısa süreli ve geçici olarak kullanmasıdır. Genellikle kamulaştırmasız el atma ile karıştırılmamalıdır.
Kamu mallarının türleri nelerdir?
Kamu malları; hizmet malları, orta malları ve sahipsiz mallar olmak üzere üç ana kategoriye ayrılır.
Kamulaştırmanın 7. maddesi nedir?
Kamulaştırma Kanunu’nun 7. maddesi, taşınmazın değer tespiti ve kamulaştırma belgelerinin hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler.
İdarenin tarafsızlığı ve usulde eşitlik ilkesi nedir?
İdarenin işlem ve eylemlerinde tüm bireylere ayrım gözetmeksizin eşit davranması ve objektif kriterlere göre hareket etmesi anlamına gelir.
Kamu malları nasıl alınır kısaca?
İdare kamu mallarını kamulaştırma, satın alma, bağış kabulü veya kamu gücüne dayalı idari işlemler yoluyla edinir.
Hangisi herkesin doğrudan yararlanmasına açıktır?
Orta malları olarak adlandırılan meydanlar, yollar, parklar ve sahiller herkesin eşit şekilde yararlanmasına açık kamu mallarıdır.
Malların çeşitleri nelerdir?
Mallar; kamu malları ve özel mallar olarak ikiye ayrılır. Kamu malları kendi içinde hizmet malları, orta malları ve sahipsiz mallar şeklinde sınıflandırılır.
İdarenin özel malları nelerdir?
İdarenin özel malları, kamu hizmetine tahsis edilmemiş; gelir getirici nitelikte olan ve özel hukuk hükümlerine tabi taşınır veya taşınmaz mallardır.
İdare hukukunun temel ilkeleri nelerdir?
İdare hukukunun temel ilkeleri; hukuk devleti ve kanunilik ilkesi, kamu yararı, eşitlik ve ayrımcılık yasağı, ölçülülük, idarenin bağlılığı ve takdir yetkisinin sınırlandırılması, kazanılmış hakların korunması, idarenin sürekliliği ve hizmet gereklerine uygunluk şeklinde özetlenir. İdarenin tüm işlem ve eylemleri bu ilkelere uygun olmak zorundadır.
Kamu hizmetlerinin görülme usulleri nelerdir?
Kamu hizmetleri; doğrudan doğruya idare eliyle (emanet usulü), kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla, imtiyaz sözleşmesiyle özel kişilere gördürülerek, ruhsat ve izin sistemiyle veya hizmet satın alma yöntemiyle yerine getirilebilir. Hangi usulün seçileceği, hizmetin niteliği, maliyeti ve kamu yararı ölçütlerine göre belirlenir.
Kamusal malların özellikleri nelerdir?
Kamusal mallar, tahsis amacı gereği herkesin kullanımına veya doğrudan kamu hizmetine özgülenmiş mallardır. Devredilemezlik, haczedilemezlik, zamanaşımıyla kazanılamama (impreskriptibilite) ve özel hukuk kurallarından büyük ölçüde ayrılan özel bir hukuki rejime tabi olma kamusal malların temel özelliklerindendir.
İmtiyaz usulü nedir idare hukukunda?
İmtiyaz usulü, bir kamu hizmetinin yürütülmesinin belli süreyle özel bir gerçek veya tüzel kişiye bırakıldığı, buna karşılık işletme riskinin imtiyaz sahibine ait olduğu ve idarenin sıkı denetim yetkisini koruduğu kamu hizmeti görülme yöntemidir. Genellikle sözleşme ve idari şartname ile ayrıntıları düzenlenir.
İdare hukukunda kamu yararı nedir?
Kamu yararı, idarenin tüm işlem ve eylemlerinde gözetmek zorunda olduğu, toplumun genel ve ortak menfaatini ifade eden temel ilkedir. İdare, bireysel veya grupsal çıkarları değil; güvenlik, sağlık, düzen, çevre, altyapı gibi toplumsal ihtiyaçların bütününü esas almakla yükümlüdür.
İstimval nedir?
İstimval, savaş, seferberlik, afet gibi olağanüstü durumlarda özel mülkiyetteki bazı mal veya hizmetlerin devlet tarafından zorunlu olarak geçici süreyle kullanılması veya alınmasıdır. İstimvalde mülkiyet veya kullanım hakkına müdahale edilir ve karşılığında malik veya hak sahibine uygun bedel ödenmesi esastır.
Kamulaştırma nedir?
Kamulaştırma, kamu yararı amacıyla özel mülkiyette bulunan taşınmazların kanunda öngörülen usule uyularak gerçek karşılığı peşin ödenmek suretiyle idare adına tescil edilmesidir. Bu işlem, Anayasa ve Kamulaştırma Kanunu’nda düzenlenen sıkı güvencelere tabidir.
Devletleştirme nedir?
Devletleştirme, kamu hizmeti niteliği taşıyan veya kamu yararı bakımından stratejik görülen özel teşebbüs ve işletmelerin kanunla ve gerçek karşılıkları ödenerek devlet mülkiyetine geçirilmesidir. Daha çok ekonomik faaliyet alanına ilişkin bir kamu gücü işlemidir.
Kamulaştırmasız el atma nedir?
Kamulaştırmasız el atma, idarenin herhangi bir kamulaştırma kararı almadan veya usulüne uygun işlem yapmadan özel mülkiyetteki bir taşınmaza fiilen el koyarak kamu hizmetine tahsis etmesi hâlidir. Hukuka aykırı bu durumda malik, bedel veya aynen iade talepli dava açarak hakkını arayabilir.