Genel
Noterlerin Hukuki Sorumluluğu 2026

Noterlerin hukuki sorumluluğu, noterlik faaliyetlerinin güvenilirliği ve kamu düzeni açısından büyük önem taşıyan temel bir hukuk kurumudur. Noterler, yaptıkları işlemlerle kişilerin hak ve borç ilişkilerini doğrudan etkiledikleri için, görevlerini kanuna ve mesleki özen yükümlülüğüne uygun şekilde yerine getirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde, noterlerin doğan zararlardan hukuken sorumlu tutulması mümkündür.

Noterlerin hukuki sorumluluğu, yalnızca taraflar arasındaki özel ilişkilere değil, aynı zamanda kamu güvenine de dayanmaktadır. Noterlik işlemleri, resmi belge niteliği taşıdığı için, yapılan bir hata veya ihmal çok sayıda hukuki uyuşmazlığa yol açabilmektedir. Bu nedenle noterlerin sorumluluğu, sıradan bir hizmet sağlayıcının sorumluluğundan daha ağır şartlara bağlanmıştır.

📋 Noterlerin Hukuki Sorumluluğu – Özet Tablo 2026
Yasal Dayanak 1512 sayılı Noterlik Kanunu m.162
Sorumluluk Türü Kusursuz Sorumluluk (Ağırlaştırılmış Sebep Sorumluluğu)
Denetim Makamı Adalet Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliği
Şikâyet Mercii Noterler Birliği ve Adalet Bakanlığı
Zamanaşımı Süresi Zararın öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde 10 yıl (ceza zamanaşımı daha uzunsa uygulanır)
Hukuki Statüsü Kamu hizmeti niteliğinde serbest meslek (Tüzel kişiliği yoktur)
Devlet Payı Noterlik ücretlerinin %50’si Hazine payı olarak devlete aktarılır
Görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi

İçindekiler

Noterlik Kurumunun Hukuki Niteliği

Noterlik Kurumunun Hukuki Niteliği

Noterlik Kurumunun Hukuki Niteliği

Noterlik, kamu hizmeti niteliği taşıyan ve devletin gözetim ve denetimi altında yürütülen bir faaliyettir. Noterler, işlemlerini yerine getirirken tarafsızlık, doğruluk ve dikkat ilkelerine uygun davranmak zorundadır. Bu yönüyle noterlik, sadece bir meslek değil, aynı zamanda kamu güvenini temsil eden bir görevdir.

Noterlik işlemlerinin resmi belge niteliği taşıması, bu belgelerin aksinin ispatını zorlaştırır. Bu durum, noterlerin hukuki sorumluluğunu daha da önemli hâle getirir. Zira yapılan hatalar, kişilerin mülkiyet, borç ve miras gibi temel haklarını doğrudan etkileyebilir.

Noter Devlet mi Özel mi?

Noterlik, karma nitelikli bir kurumdur. Noterler, kamu hizmeti yerine getirmelerine rağmen devlet memuru değildir. Serbest meslek erbabı olarak faaliyet gösterirler ancak kamu gücünü kullanarak işlem yaparlar. Bu nedenle noterlik “devlet mi özel mi” sorusunun cevabı, her iki unsurun bir arada bulunduğu sui generis (kendine özgü) bir yapıdır.

Noterlik Kanunu’nun 1. maddesi, noterliği açıkça “kamu hizmeti” olarak tanımlamıştır. Ancak noterler maaş yerine işlem ücreti alır ve kendi bütçelerini yönetirler. Bununla birlikte, elde ettikleri gelirin önemli bir kısmını Hazine payı olarak devlete aktarırlar.

Noter Yüzde Kaçı Devletin?

Noterlik ücretlerinin yaklaşık %50’si Hazine payı olarak devlete aktarılmaktadır. Bu oran, noterlik işlemlerinden elde edilen gelirlerin yarısının kamu hazinesine gitmesi anlamına gelir. Kalan kısım ise noterin masrafları, personel giderleri ve kazancı için ayrılır. Bu yapı, noterliğin kamu hizmeti niteliğini güçlendiren unsurlardan biridir.

Noterlerin Tüzel Kişiliği Var Mı?

Noterlerin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Noterlik, gerçek kişi olan noterin şahsına bağlı bir faaliyettir. Bu nedenle noterlik işlemlerinden doğan sorumluluk, doğrudan noterin kişisel malvarlığını ilgilendirir. Noterlik dairesi ayrı bir hukuki varlık olmayıp, noterin mesleki faaliyetini yürüttüğü mekandır.

Noterlerin Hukuki Sorumluluğunun Dayanağı

Noterlerin hukuki sorumluluğu, temel olarak 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 162. maddesine dayanmaktadır. Bu maddeye göre noterler, stajyer, katip ve katip adayları tarafından yapılmış olsa bile, bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumludur.

Kanunda kusurdan açıkça söz edilmemiş olması, noterlerin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olarak düzenlendiğini göstermektedir. Bu sorumluluk türü, Türk Borçlar Kanunu’nun 66. maddesindeki adam çalıştıranın sorumluluğundan daha ağır niteliktedir. Zira notere kurtuluş beyyinesi getirme imkanı tanınmamıştır.

Yargıtay içtihatlarında noterlerin sorumluluğu geniş yorumlanmakta ve özen yükümlülüğünün ihlali çoğu zaman kusur olarak değerlendirilmektedir. Noterin basit bir ihmalinin dahi tazminat sorumluluğu doğurabildiği görülmektedir.

Noterlerin Görevleri ve Yetki Çerçevesi

Noterler, 1512 sayılı Noterlik Kanunu ile belirlenen geniş bir yetki çerçevesinde faaliyet gösterirler. Bu yetkiler, kamu güvenini sağlama amacına hizmet etmekte olup noterlerin sorumluluğunun kapsamını da belirlemektedir.

Görev Türü Açıklama
Belge Düzenleme Sözleşme, vekâletname, taahhütname gibi belgelerin resmi şekilde düzenlenmesi
Onaylama İşlemleri İmza, tarih, suret ve çeviri onayları
Tebligat Yapma İhtarname, ihbarname ve protesto gönderimi
Tespit İşlemleri Mevcut durumun resmi olarak belirlenmesi
Vasiyetname Düzenleme Resmi vasiyetname tanzimi ve saklanması
Araç Satışı Motorlu araç devir işlemlerinin gerçekleştirilmesi

Noterlerin Özen Yükümlülüğü

Noterlerin hukuki sorumluluğu bakımından en önemli unsurlardan biri özen yükümlülüğüdür. Noter, yaptığı işlemin hukuki sonuçlarını öngörmek ve tarafların hak kaybına uğramasını önlemek için gerekli tüm dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Bu yükümlülük, sıradan bir dikkat seviyesinin ötesindedir.

Noterlik Kanunu’nun 72. maddesine göre noter, iş yaptıracak kimselerin kimlik, adres ve yeteneğini ve gerçek isteklerinin tamamını öğrenmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlali, noter sorumluluğuna doğrudan yol açar.

Kimlik tespitinin eksik yapılması, belgelerin yanlış düzenlenmesi, taraf iradelerinin doğru şekilde yansıtılmaması veya hukuka aykırı işlemlerin yapılması özen yükümlülüğünün ihlali olarak kabul edilir. Bu tür ihlaller, noter aleyhine tazminat davası açılmasına neden olabilir.

Noterlerin Hukuki Sorumluluğunun Şartları

Noterlerin hukuki sorumluluğunun doğabilmesi için belirli şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar, genel anlamda haksız fiil sorumluluğuna benzer şekilde değerlendirilir. Ancak noterlik faaliyeti nedeniyle bu şartlar daha sıkı yorumlanır.

Kusursuz sorumluluk rejimi gereği noterin tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için aşağıdaki şartlar aranır:

Sıra Sorumluluk Şartı Açıklama
1 Eylem veya İşlem Noterin veya noter çalışanının noterlik göreviyle ilgili bir eylem veya işleminin bulunması gerekir
2 Zarar Bu eylem veya işlemden dolayı maddi veya manevi bir zararın doğmuş olması şarttır
3 İlliyet Bağı Eylem veya işlem ile zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerekir

Dikkat edilmesi gereken husus, davacının noterin kusurunu ispatlamak zorunda olmamasıdır. Kusursuz sorumluluk gereği davacı yalnızca zararla eylem arasındaki uygun illiyet bağını kanıtlamak zorundadır.

Noterlerin Sorumlu Olduğu Hâller

Noterlerin hukuki sorumluluğu, uygulamada en çok tapu işlemleri, vekâletnameler, sözleşmeler ve miras işlemleri sırasında ortaya çıkmaktadır. Özellikle sahte kimlikle işlem yapılması veya yetkisiz kişilere dayanılarak belge düzenlenmesi, noter sorumluluğuna yol açan yaygın durumlardandır.

Uygulamada noterin tazminat sorumluluğuna neden olan başlıca hâller şunlardır:

  • Noterin görevi ihmal suçu işlemesi
  • Noterin hatalı veya yanlış işlem yapması
  • Sahte vekâletname düzenlenmesi
  • Sahte kimlikle sözleşme, beyan alma gibi işlemler yapılması
  • Kimlik tespitinin eksik veya hatalı yapılması
  • Belge üzerindeki açık sahteliklerin fark edilmemesi
  • Taraf iradelerinin doğru yansıtılmaması

Ayrıca noter tarafından hukuka aykırı şekilde düzenlenen bir belgenin ileride iptal edilmesi veya geçersiz sayılması hâlinde, tarafların uğradığı zarar da noter aleyhine talep edilebilir. Bu durumlarda noter, zararın tamamından sorumlu tutulabilir.

Noter Hata Yaparsa Ne Olur?

Noterin hata yapması hâlinde, bu hata nedeniyle zarar doğmuşsa hukuki sorumluluğu gündeme gelir. Zarar gören kişiler notere karşı tazminat davası açabilir. Ayrıca hatanın niteliğine göre disiplin soruşturması da söz konusu olabilir. Hatanın ağırlığı, sorumluluğun kapsamını belirler.

Noter Hata Düzeltme

Noterlik işlemlerinde yapılan maddi hatalar, belirli koşullar altında düzeltilebilir. Ancak bu düzeltme, hukuki sonucu değiştiren özsel bir değişiklik niteliğinde olmamalıdır. Yazım hataları, isim yanlışlıkları gibi açık maddi hatalar, ilgililerin talebi ve noterin kararıyla düzeltilebilir. Ancak irade beyanlarını etkileyen hatalar için yeni bir işlem yapılması gerekebilir.

Noterlerin Hukuki Sorumluluğunu Kaldıran Hâller

Kusursuz sorumluluk rejimi nedeniyle noter, “gerekli özeni gösterseydi dahi zararın yine de meydana geleceğini” ispat ederse tazminat sorumluluğundan kurtulur. Noter somut olayda gerekli özeni gösterdiğini iddia ederek sorumluluktan kurtulamaz. Ancak gerekli özeni göstermiş olsa bile, zararın doğmasına engel olamayacağını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.

Zarar ile noterin eylem veya işlemi arasında nedensellik bağını kesen bir vakıanın ispatlanması halinde noterin tazminat sorumluluğu ortadan kalkar. Nedensellik bağını kesen vakıanın ispat yükü tamamen notere aittir.

Sorumluluktan Kurtuluş Sebebi Açıklama
Mücbir Sebep Noterin iradesi dışında dıştan gelen yangın, sel, deprem, ağır hastalık gibi önlenemez ve öngörülemeyen olaylar
Zarar Görenin Tam Kusuru Zararın tamamen zarar görenin kendi davranışından kaynaklandığının ispatı
Üçüncü Kişinin Ağır Kusuru Zararın üçüncü şahsın ağır kusurundan (örn. iğfal kabiliyetli sahte belge ibrazı) ileri geldiğinin ispatı
İğfal Kabiliyeti Olan Belge Aldatma yeteneği bulunan sahte belgenin kullanılması halinde illiyet bağı kesilir

Uygulamada sahte belgelerle (kimlik, ehliyet, nüfus cüzdanı, araç ruhsatı vb.) araç alım-satımı veya vekâletname düzenlenmesi işlemlerine sıklıkla rastlanmaktadır. Noterin sorumluluğu, belgenin iğfal kabiliyetinin olup olmamasına göre tespit edilir. Noterin yaptığı işlem, iğfal kabiliyeti mevcut olan ve taraflarca ibraz edilen bir sahte belgeye dayanıyorsa, üçüncü kişinin ağır kusuru illiyet bağını kestiğinden noterin sorumluluğu ortadan kalkar.

Notere Karşı Tazminat Davası Açılması

Notere Karşı Tazminat Davası Açılması

Notere Karşı Tazminat Davası Açılması

Noterlerin hukuki sorumluluğu, çoğunlukla tazminat davaları yoluyla gündeme gelir. Zarar gören kişiler, noter aleyhine maddi ve şartları varsa manevi tazminat davası açabilir. Bu davalar, genel görevli asliye hukuk mahkemelerinde görülür.

Dava sürecinde, noterlik işlemi ile zarar arasındaki bağın ispatı büyük önem taşır. Mahkeme, noterin kusurlu davranıp davranmadığını ve özen yükümlülüğünü ihlal edip etmediğini ayrıntılı şekilde inceler. Yargıtay kararlarında bu değerlendirme oldukça titiz yapılmaktadır.

Noterlik Kanunu’nun 82. ve İcra İflas Kanunu’nun 38. maddeleri gereğince noterlerin düzenlemiş oldukları belgelere ispat gücü ve icra edilebilirlik açısından özel ve ayrıcalıklı bir konum verilmiştir. Bu kadar önemli bir işin yapılmasıyla yetkili kılınan noterlerin sorumluluklarının da düzenlemeye paralel olması doğaldır.

Noterlerin Devletle Birlikte Sorumluluğu

Noterlik faaliyetinin kamu hizmeti niteliği taşıması nedeniyle, bazı durumlarda devletin de sorumluluğu gündeme gelebilir. Ancak genel kural olarak Noterlerin hukuki sorumluluğu kişisel niteliktedir ve doğrudan notere yöneltilir.

Devletin sorumluluğu, istisnai hâllerde ve özel şartların varlığı hâlinde söz konusu olur. Bu nedenle zarar gören kişilerin öncelikle notere karşı dava açmaları gerekmektedir. Yargıtay kararlarına göre noterlerin veya çalışanlarının fiillerinden doğan zarardan devletin sorumlu olmayacağı kabul edilmektedir.

Noter Hakkında Nereye Şikâyet Edebilirim?

Noter hakkında şikâyetler, aşağıdaki mercilere yapılabilir:

Şikâyet Mercii Yetki Alanı
Türkiye Noterler Birliği Disiplin soruşturması ve mesleki denetim
Adalet Bakanlığı İdari denetim ve gözetim
Cumhuriyet Savcılığı Cezai sorumluluk gerektiren fiiller için
Asliye Hukuk Mahkemesi Tazminat davaları için

Disiplin yönünden yapılan başvurular idari süreçte değerlendirilir. Hukuki zarar söz konusuysa mahkemeye başvurulması gerekir. Şikâyet yolu tazminat davasını engellemez; her iki yola da aynı anda başvurulabilir.

Noterleri Kim Denetler?

Noterler, çift yönlü bir denetim mekanizmasına tabidir. Adalet Bakanlığı ve Türkiye Noterler Birliği tarafından hem idari hem de disiplin yönünden denetlenirler.

Adalet Bakanlığı müfettişleri, noterliklerde periyodik ve anlık denetimler yapmaktadır. Bu denetimler sırasında noterlik işlemlerinin mevzuata uygunluğu, defter ve kayıtların düzeni, harç ve ücret tahsilatları kontrol edilir.

Türkiye Noterler Birliği ise meslek kurallarının uygulanmasını denetler ve disiplin soruşturması yürütme yetkisine sahiptir. Hukuka aykırılıklar tespit edilirse çeşitli yaptırımlar uygulanabilir. Bu denetim mekanizması, kamu güveninin korunmasını amaçlar.

Noterin Cezai Sorumluluğu

Noterlerin hukuki sorumluluğunun yanı sıra cezai sorumluluğu da bulunmaktadır. 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 151. maddesi, noterlerin Türk Ceza Kanunu uygulaması bakımından kamu görevlisi sayılacağını hükme bağlamıştır.

Noterlik Kanunu’nun 160. maddesine göre, noterlik dairesinde çalışan personelin görevlerinden dolayı işledikleri suçlara iştiraki bulunmayan hallerde noter, bu kimseler üzerindeki gözetim ve denetim görevini yerine getirmediği sabit olduğu takdirde, Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılır.

Noterin Cezai Sorumluluğu Yargıtay Kararı

Yargıtay kararlarına göre, noterlerin cezai sorumluluğu söz konusu olduğunda, hukuk davalarında da ceza zamanaşımı süreleri uygulanabilmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesinin 2. fıkrası (6098 sayılı TBK m.72) gereğince, eylemin aynı zamanda ceza kanununda suç sayılması halinde, daha uzun olan ceza zamanaşımı süresi tazminat davalarında da geçerli olur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, noterin çalışanları üzerinde gözetim ve denetim görevini gereği gibi yerine getirmemesi eyleminin ayrıca suç oluşturduğunu ve bu nedenle ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağını içtihat etmiştir.

Noterin Sorumluluğunda Zamanaşımı Süresi

Noterlerin hukuki sorumluluğuna dayalı tazminat davalarında zamanaşımı süreleri büyük önem taşır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi, haksız fiilden doğan tazminat isteminin zamanaşımını düzenlemektedir.

Buna göre, tazminat istemi zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Ancak tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı süresi öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu süre uygulanır.

Somut olayın niteliğine göre uygulanacak zamanaşımı süresi değişebileceğinden, sürelere dikkat edilmesi ve gecikmeden hukuki yollara başvurulması önemlidir.

Yargıtay Uygulamasında Noterlerin Hukuki Sorumluluğu

Yargıtay kararlarında, noterlerin hukuki sorumluluğu geniş bir şekilde yorumlanmaktadır. Özellikle kimlik tespiti ve belge düzenleme konularında yapılan hatalar, ağır kusur olarak değerlendirilmekte ve noterler tazminata mahkûm edilmektedir.

Yargıtay, noterlerin mesleki bilgi ve deneyimlerine uygun şekilde hareket etmelerini beklemekte ve basit ihmal savunmalarını çoğu zaman kabul etmemektedir. Bu yaklaşım, noterlik kurumuna duyulan güvenin korunması amacını taşır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Karar: 2020/2393 numaralı kararında, aslı temin edilemeyen ve bu nedenle iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı tespit edilemeyen sahte nüfus cüzdanına istinaden yapılan araç satış işleminde, noterin kusursuz sorumluluğu bulunduğuna ve illiyet bağının kesildiğinin davalı noter tarafından ispat edilemediğine hükmetmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu – Karar: 2015/1444 numaralı kararında ise, fotokopi vekâletname ile işlem yapılması ve aracın gerçek maliki ile motor şasi numarasının araştırılmaması halinde noterin kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde illiyet bağının kesilmediğine karar verilmiştir.

Noterlik İşlemleri Hakkında Pratik Bilgiler

Avukatsız Noterden İhtar Çekilir Mi?

Evet, noterden ihtar çekmek için avukat tutmak zorunlu değildir. Her gerçek veya tüzel kişi, doğrudan notere başvurarak ihtarname düzenletebilir. Kişi, ihtar metnini yazılı olarak hazırlayarak veya sözlü beyanıyla notere bildirerek işlemi gerçekleştirebilir. Ancak hukuki açıdan doğru ve etkili bir ihtarname hazırlanması için avukat desteği almanız tavsiye edilir.

Noterden İhbar Nasıl Çekilir?

Noterden ihbarname çekmek için şu adımlar izlenir:

  1. Kimlik belgesiyle birlikte notere başvurulur
  2. İhbar edilecek konu ve muhatap bilgileri noter kâtibine aktarılır
  3. İhbarname metni hazırlanır ve ilgiliye onaylatılır
  4. Noter ücreti ödenir
  5. İhbarname, noter aracılığıyla muhatabın adresine tebliğ edilir

Noterden Verilen Vekâlet Kaç Yıl Geçerli?

Vekâletnameler, aksine bir süre belirlenmemişse süresiz olarak geçerlidir. Ancak vekâletname metninde belirli bir süre öngörülmüşse, bu sürenin dolmasıyla vekâlet sona erer. Ayrıca vekil veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetsizliği veya iflası gibi durumlarda da vekâlet kendiliğinden sona erer. Vekâlet veren, her zaman vekâletnameyi tek taraflı olarak azil yoluyla sona erdirebilir.

Noterde Yapılan İşlemler Kaç Yıl Saklanabilir?

Noterde yapılan işlemler, mevzuat gereği belirli sürelerle saklanır. Noterlik Kanunu‘na göre, noter defterleri ve belgelerin bir kısmı süresiz olarak saklanırken, bazı belgeler için 10 ila 30 yıllık saklama süreleri öngörülmüştür. Özellikle vasiyetname gibi kritik belgeler ömür boyu saklanır. Resmî belgelerin saklanması kamu güvenliği açısından büyük önem taşır ve gerektiğinde bu belgelere ulaşılabilir.

Noterden Yapılan Vasiyetname Bozulur Mu?

Noterden yapılan resmi vasiyetname, kanunda belirtilen şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmişse geçerlidir. Ancak aşağıdaki durumlarda vasiyetname iptal edilebilir:

  • Vasiyetçinin ehliyetsiz olması
  • İrade sakatlığı (hata, hile, korkutma)
  • Şekil şartlarına uyulmaması
  • Hukuka veya ahlaka aykırı koşullar içermesi
  • Miras bırakanın saklı pay kurallarını ihlal etmesi

Vasiyetnamenin iptali için mirasçıların dava açması gerekir. İptal davası, vasiyetnamenin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl, her hâlde vasiyetnamenin açılmasından itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular – Noterlerin Hukuki Sorumluluğu

Sık Sorulan Sorular -Noterlerin Hukuki Sorumluluğu

Sık Sorulan Sorular -Noterlerin Hukuki Sorumluluğu

Noterlerin hukuki sorumluluğu, noterlik işlemlerinin kamu güvenine dayanması nedeniyle uygulamada sıkça tartışılan bir konudur. Noterin kusuru, hatalı işlemleri, zamanaşımı süreleri ve hangi hâllerde sorumlu tutulacağı hem bireyler hem de uygulayıcılar tarafından merak edilmektedir.

Noterlerin kusursuz sorumluluğu nedir?

Noterlerin kusursuz sorumluluğu, bazı hâllerde noterin kusuru olmasa bile zarardan sorumlu tutulabilmesini ifade eder. Noterlik faaliyeti kamu hizmeti niteliği taşıdığı için bu sorumluluk türü gündeme gelebilir. Ancak uygulamada noterlerin sorumluluğu çoğunlukla kusura dayalıdır. Kusursuz sorumluluk istisnai olarak değerlendirilir. Bu sorumluluk türünde zarar görenin noterin kusurunu kanıtlama yükümlülüğü yoktur.

Noterden yapılan araç satışı iptal edilebilir mi?

Noterden yapılan araç satışı kural olarak geçerlidir. Ancak irade sakatlığı, sahtecilik veya hukuka aykırılık hâllerinde iptal edilebilir. Satış işleminin hatalı yapılması durumunda noter sorumluluğu da gündeme gelir. Her olay kendi koşullarına göre değerlendirilir.

Kâğıt üzerinde yapılan sözleşmenin bir hükmü var mıdır?

Kâğıt üzerinde yapılan sözleşmeler, kanunda özel şekil şartı öngörülmemişse geçerli olabilir. Ancak noter huzurunda yapılan işlemler ispat açısından daha güçlüdür. Bazı sözleşmeler için noter onayı zorunludur. Şekle aykırılık geçersizliğe yol açabilir.

Noterde yapılan satış sözleşmesi iptal edilir mi?

Noterde yapılan satış sözleşmesi, hukuka aykırılık veya irade sakatlığı varsa iptal edilebilir. Tarafların gerçek iradesinin sakatlanmış olması önemlidir. İptal hâlinde doğan zararlar için tazminat talep edilebilir. Noterin kusuru varsa sorumluluğu doğar.

Borçlar Kanunu 52. madde nedir?

Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi, hâkimin tazminatın kapsamını belirleme yetkisini düzenler. Zarar görenin kusuru varsa veya zararın doğmasına katkıda bulunmuşsa, hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Noterlerin hukuki sorumluluğunda da bu madde uygulanabilir.

Sorumluluk nedir 5 örnek?

Sorumluluk, bir kişinin hukuka aykırı fiili nedeniyle sonuçlarına katlanmasıdır. Noter bakımından beş örnek: (1) Yanlış belge düzenlemek, (2) Eksik kimlik tespiti yapmak, (3) Sahte belgeyi fark etmemek, (4) Yetkisiz işlem yapmak, (5) Taraf iradesini yanlış yansıtmak. Bu hâller tazminat yükümlülüğüne yol açar.

Hukukta kusur türleri nelerdir?

Hukukta kusur; kasıt, ağır kusur ve hafif kusur olarak sınıflandırılır. Kasıt, bilerek ve isteyerek zarar vermektir. Ağır kusur, olağan özenin gösterilmemesidir. Hafif kusur ise dikkatli bir kişinin göstermesi gereken özenin ihmal edilmesidir. Noterler açısından hafif kusur dahi sorumluluk doğurabilir.

Kusur oranında sorumluluk ne anlama gelir?

Kusur oranında sorumluluk, zararın tarafların kusur oranına göre paylaştırılmasıdır. Noterin kusurunun derecesi bu noktada belirleyicidir. Zarar görenin de kusuru varsa (müterafik kusur) tazminat indirilebilir. Mahkeme somut olayı değerlendirerek karar verir.

Devletin kusursuz sorumluluğu nedir?

Devletin kusursuz sorumluluğu, kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında doğan zararlardan kusur aranmaksızın sorumluluk doğmasını ifade eder. Noterlik kamu hizmeti olsa da sorumluluk çoğunlukla noterin şahsına aittir. Devletin sorumluluğu istisnai hâllerde gündeme gelir. Yargıtay, noterlerin fiillerinden devletin sorumlu olmayacağını kabul etmektedir.

⚖️ Noter Sorumluluğu Hakkında Hukuki Danışmanlık

Noterlik işlemlerinden kaynaklanan zararlarınız için profesyonel hukuki destek alın. Tazminat haklarınızı koruyun.

📞 Avukat Desteği Alın

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir