Genel
İşçinin İş Sözleşmesinden Doğan Borçları 2026

İşçinin iş sözleşmesinden doğan hakları bulunduğu gibi işçinin iş sözleşmesinden doğan borçları da bulunmaktadır. İş sözleşmesi, işçi ile işveren arasında yalnızca hakları değil, aynı zamanda karşılıklı sorumlulukları da düzenleyen bir hukuki ilişkidir. Bu nedenle işçinin, sözleşme kapsamında yerine getirmekle yükümlü olduğu bir dizi borç bulunmaktadır. İş görme borcundan sadakat yükümlülüğüne kadar uzanan bu borçlar, iş ilişkisinin sağlıklı ve düzenli şekilde devam etmesi için büyük önem taşır. Aşağıda, işçinin iş sözleşmesinden doğan başlıca borçları kapsamlı şekilde ele alınmıştır.

İşçinin İş Sözleşmesinden Doğan Borçları Nelerdir?

İşçinin İş Sözleşmesinden Doğan Borçları Nelerdir?

İşçinin İş Sözleşmesinden Doğan Borçları Nelerdir?

İşçinin iş sözleşmesinden doğan borçları, işveren karşısında sahip olduğu haklar kadar önem taşıyan ve iş ilişkisinin sağlıklı şekilde yürütülmesini sağlayan temel yükümlülüklerdir. İş görme borcu, işi bizzat ifa etme, çalışma koşullarına uyma, özen ve sadakat borcu ile rekabet etmeme ve teslim–hesap verme borcu gibi yükümlülükler, hem İş Kanunu hem de Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde şekillenmektedir. Bu yazıda, işçinin sözleşmeden doğan borçlarının kapsamını, sınırlarını ve Yargıtay içtihatları ışığında uygulamadaki sonuçlarını ayrıntılı biçimde ele alacağız.

1 – İş Görme Borcu

İşçinin iş sözleşmesinden doğan en önemi borcu iş görme borcudur. İki tarafa borç yükleyen bir sözleşme vasfında bulunan iş sözleşmesinin işçiye yüklediği esas borç iş görme borcudur. Bu borca yönelik olarak İş Kanunu’nda bahsedilen hükümler azdır. Bununla ilgili olarak Borçlar Hukukuna müracaat etmek icap etmektedir.

2 – İşçinin İşi Kendisinin Yapması

Bahsedildiği üzere işçinin temel borcu iş görme borcudur. Bu borcu işçinin doğrudan doğruya kendisinin yerine getirmesi gerekmektedir. Borçlar Kanunu’nun 395.maddesi uyarınca “Sözleşmeden veya durumun gereğinden aksi anlaşılmadıkça, işçi yüklendiği işi bizzat yapmakla yükümlüdür.” İşçinin ölümü halinde de bu borç mirasçılarına geçemez. İşçinin işi kendisinin görmesi gereği, iş sözleşmesinin taraflar arasında şahsi münasebet kuran ve bilhassa işçinin şahsiyetini önemli kılan vasfından kaynaklanır.

İşçinin işi şahsının gerçekleştirmesi zaruriyetinin nitelikli işçi çalıştırılmasının icap ettiği, işçinin şahsi halinin ve bilhassa sübjektif vasıflarının dikkate alındığı işlerdeki ehemmiyeti açıktır. Lakin niteliksiz işçilerle gerçekleştirilen iş sözleşmesinde bile işçinin işi şahsının gerçekleştirme borcu mevcuttur. Ancak bu kural emredici nitelikte değildir. İşçi ve işveren iş görme ediminin üçüncü şahıs aracılığıyla da gerçekleştirilebileceğine karar verebilirler.

İşçi ile işveren iş görme ediminin üçüncü şahıs aracılığı ile geçici bir müddet için yahut devamlı bir şekilde ifa edilebileceğini kararlaştırabilirler. İş görme borcunun geçici olarak aktarıldığı durumlarda işçi ve işveren arasındaki iş sözleşmesi sonlanmaz. Lakin, iş görme ediminin üçüncü şahıs aracılığı ile devamlı olarak yerine getirilebileceği kararlaştırılmışsa bu durumda işverenin işçi ile arasındaki iş bağı sonlanmış ve üçüncü şahıs ile iş sözleşmesi kurulmuş kabul edilir.

3 – İşçinin Çalışma Koşullarına Uyması

İşçi iş görme borcunun gereğini yaparken mevzuatın emreden kurallarına, mevcutsa toplu iş sözleşmesi hükümlerine, iş sözleşmesine ve sözleşmede tanzim edilmeyen mevzularda ifade edilen yasal kaynaklara ters bulunmamak koşulu ile işveren tarafından verilen talimata tabi olmak mecburiyetindedir. En önemlisi işçi sözleşmede bahsedilen işi gerçekleştirmekle mükelleftir. İşverende işçiyi kural olarak belirtilenin haricinde iş yapmaya mecbur kılamaz.

İşçi, işi sözleşmede belirtilen yerde ve uygulamada görüldüğü şekilde ekseriyetle işyerinde yapar. İşverenin birden fazla işyeri bulunması durumunda yazılı rızası olmadığı taktirde işçi bir işyerinden farklı bir işyerinde çalıştırılamaz. Buna benzer, işçi işyerinin uzak bir yere nakledilmesi durumunda yeni işyerinde çalışmaya mecbur kılınamaz.

4 – İşçinin İşi Özenle Yapması

İşçinin özen borcu müstakil bir borç olmamakla birlikte iş görme borcu içerisinde yer bulan ve onu tamamlayan bir yükümlülüktür. İşçinin özen borcunu düzenleyen Borçlar Kanunu’nun 396. maddesi gereğince “İşçi, yüklendiği işi itina ile gerçekleştirmek mecburiyetindedir.” İşçi, işverene ait makineleri, araç ve gereçleri, teknik sistemleri, tesisleri ve taşıtları olması gerektiği şekilde kullanmak ve bunlarla birlikte işin görülmesi için kendisine teslim edilmiş olan malzemeye itina göstermekle yükümlüdür.

İşçi, iş görme borcundan ötürü işverene hatasından dolayı oluşan ziyandan mükelleftir. İşçinin bu husustaki mesuliyetinin tespit edilmesinde, işin tehlikeli olup olmadığı, bilirkişiliğe ve eğitime gerek olup olmadığı ve işçinin işveren aracılığı ile bilinen veya bilinmesi icap eden kabiliyet ve vasıfları dikkate alınır.

İşverenin Talimatına Uyma-İtaat Borcu

İşverenin Talimatına Uyma-İtaat Borcu

İşverenin Talimatına Uyma-İtaat Borcu

İşçinin iş sözleşmesinden doğan borçlarından birisi işverenin talimatlarına uyma borcudur. Bu borç işçinin, işverenin yönetim hakkı karşısında mevcut olan borcudur. İşveren işin yerine getirilmesi ve işçilerin işyerindeki tutumlarıyla alakalı genel düzenlemelerde bulunabilir ve işçilere hususi direktifler verebilir. İşçiler bu hususlara dürüstlük kurallarının icap ettiği seviyede tabi olmak mecburiyetindedirler. İşverenin talimatı, belirtilen hukuk kaynaklarından başka, işyerinin gereksinimleri ve o işin usulüne uygun şekilde icra edilmesi gereği ile sınırlanmıştır. Bu limitleri aşan direktifleri işçi uygulamak mecburiyetinde değildir.

Giriş-Çıkış Kontrolü

İşçilerin işyerinde giriş ve çıkışlarında eşyalarının ve özellikle üstlerinin aranması esas itibari ile kişi özgürlüğüne ağır bir müdahale oluşturmaktadır. Ancak işyerlerinde emniyetin sağlanmasına yönelik tüm devletlerde giriş-çıkış kontrolünün yapılması bazı durumlarda kaçınılmaz olarak ortaya çıkmaktadır. Bilhassa iş çıkışlarında gerçekleştirilen arama, işyerindeki işverene ait birçok aygıt, teçhizat, hammadde yahut malların işçiler aracılığı ile aşırılmasının önlenmesi nedenine dayanmaktadır. Geniş bir uygulama alanı bulmakla beraber, girişlerde gerçekleştirilen kontrollerle de iş güvenliğini tehlikeye düşürecek veya iş sağlığını yok edecek cisimlerin işyerine sokulmasına engel olunmaya uğraşılmaktadır.

Sigara İçme Yasağı

Bu yasağın hukuki bir kıymet taşıyabilmesi için mevzuatın, toplu iş sözleşmesi yahut iş sözleşmesi ile konulmuş olması icap eder. Bunlara ek olarak, işverenin idare hakkını ön plana koyarak tek taraflı bir iradeyle sigara içme yasağı koyabilmesi imkanının mevcudiyeti tartışabilir. Ayrıca, bilhassa yangın tehlikesinin yüksek olduğu işyerlerinde, can ve mal emniyeti açısından, işverenin sigara içmeyi yasaklaması olası addedilmelidir.

Sadakat Borcu

İşçinin iş sözleşmesinden doğan borçlarından birisi sadakat borcudur. Çağdaş İş Hukukunda iş sözleşmesinin yalnızca maddi kıymeti bulunan fiillerden oluşmayıp işçinin şahsiyetinin tanınması neticesi olarak işçi ve işveren arasında şahsi bağları da kapsadığı kabul edilmektedir. Bu durumun en bariz örneğini sadakat borcu oluşturmaktadır.

Teslim ve Hesap Verme Borcu

İşçinin iş sözleşmesinden doğan borçlarından birisi hesap verme borcudur. Borçlar Kanunu ile getirilen işçinin “teslim ve hesap verme borcu” İş Hukuku uygulamasına sokulan yeni bir borç niteliğindedir. Borçlar Kanunu’na göre, işçi sorumluluk sahibi olduğu işin gerçekleştirilmesi esnasında üçüncü şahıstan işveren için aldığı şeyleri ve bilhassa paraları hiç beklemeksizin ona vermek ve bunlar hakkında hesap vermekle mükelleftir. İşçi, hizmetin ifasından ötürü elde ettiği şeyleri de hiç beklemeksizin işverene teslim etmekle mükelleftir.

İşçinin Rekabet Etmeme Borcu

İşçinin iş sözleşmesinden doğan borçlarından birisi işçinin işverenle rekabet etmeme borcudur. İşçinin, iş süresince işverenle rekabet etmemesi esastır ve bu yükümlülük sadakat borcunun bir sonucudur. Lakin işçinin işten ayrılmasından sonra hukuken böyle bir yükümlülük yoktur.

Bir işyerinde çalışan işçinin işverence belirlenen sınırları öğrenme ve müşterilerini tanıma olanağı varsa sadakat borcu gereği ona karşı rekabet etmeme yükümlülüğü altındadır. İşçinin işin devamı süresince aynı zamanda işverenle rekabete girişmesi, işverenin çalışma konusunda kendi adına faaliyette bulunması, sadakat borcuna aykırılık oluşturur. İşçinin bu girişimi işvereni doğrudan doğruya bir zarara sokmasa da, böyle bir zararın ortaya çıkma olasılığının bulunması hali de rekabet etmeme borcuna aykırıdır.

Bu konu Borçlar Kanunu’nun 396.maddesinin 4.fıkrasında şu şekilde düzenlenmiştir. “İşçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz ve başkalarına açıklayamaz. İşverenin haklı menfaatlerinin korunması için gerekli olduğu ölçüde işçi, hizmet ilişkisinin sonra ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlüdür.”

Rekabet Yasağı Şartı Açıklama
İşçinin fiil ehliyetine sahip olması Rekabet yasağı anlaşmasının geçerli olabilmesi için işçinin hukuken sözleşme yapabilme ehliyetine sahip olması gerekir.
Sözleşmenin yazılı yapılması İş sözleşmesi sona erdikten sonra uygulanacak rekabet yasağı ancak açık ve yazılı bir sözleşme ile kararlaştırılabilir.
Sürenin belirli olması (en fazla 2 yıl) Rekabet yasağı anlaşmasının uygulanabileceği süre kanunen en fazla 2 yıl olarak kabul edilmektedir.
İşçinin işveren sırlarına erişmiş olması İşçi, işverenin müşteri çevresi veya üretim sırları gibi bilgilere ulaşmış olmalı ve bu bilgiler işvereni önemli ölçüde zarara uğratma potansiyeli taşımalıdır.

İşçinin Fiil Ehliyeti

Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için işçinin fiil ehliyetine sahip olması gerekir.

Yazılı Sözleşme Şartı

Rekabet etmeme borcu, iş ilişkisi sona erdikten sonra ancak yazılı bir anlaşmayla geçerli olur.

En Fazla 2 Yıl Süre

Rekabet yasağı belirli bir süreyle sınırlı olmalıdır ve kanunen bu süre en fazla 2 yıldır.

İşveren Sırlarına Erişim

İşçi işverenin müşteri çevresi veya üretim sırlarına erişmiş olmalı ve bu bilgilerin işvereni zarara uğratma ihtimali bulunmalıdır.

Konuya İlişkin Yargıtay Kararları

Konuya İlişkin Yargıtay Kararları

Konuya İlişkin Yargıtay Kararları

İşçinin iş sözleşmesinden doğan borçlarına ilişkin içtihatlara bakmak gerekirse,

Konuya İlişkin Yargıtay Kararları

İşçinin iş sözleşmesinden doğan borçları ile rekabet etmeme ve çalışma şartlarında değişiklik gibi konular, Yargıtay kararlarıyla çerçevesi çizilen önemli hukuki alanlardır. Aşağıda, rekabet yasağı ve çalışma koşullarındaki değişikliklere ilişkin iki temel karar özetlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2013/13-412 K. 2013/1708 T. 25.12.2013

Rekabet Etmeme Borcu ve Görevli Mahkeme

Kararda, rekabet etmeme borcunun işçinin her sözleşmede kendiliğinden doğan değil, ancak taraflarca ayrıca kararlaştırılan bir borç olduğu vurgulanmıştır. İş akdinin devamı süresince işçinin işverenle rekabet etmemesi sadakat borcunun bir uzantısıdır; buna karşılık, sözleşmenin bitiminden sonra rekabet etmeme borcu ancak yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesiyle hüküm ifade eder.

“Rekabet etmeme borcu ise işçinin öteki borçları gibi her iş sözleşmesi için söz konusu olan borçlardan değildir. İş akdinin devamı süresince işçinin işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülüktür. Buna karşılık, taraflar iş ilişkisi devam ederken sözleşmenin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün iş akdine konulmasını veya bu konuda ayrı bir sözleşme (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılmasını kararlaştırabilirler. İş akdi sona erdikten sonra işçinin işverenle rekabet etmeme borcu ancak böyle bir yükümlülük sözleşme ile kararlaştırıldığı takdirde söz konusu olmaktadır...”

Mahkeme, iş akdinin devamı sırasında sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık halinde görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu; iş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı davranışa dayalı uyuşmazlıklarda ise davanın ticaret mahkemesinde mutlak ticari dava olarak görülmesi gerektiğini belirtmiştir.

Yargıtay 22. HD E. 2015/15592 K. 2017/16616 T. 07.07.2017

Çalışma Şartlarında Esaslı Değişiklik ve İşçinin Hakları

Bu kararda, işçinin iş görme borcu ve işverenin ücret ödeme borcunun çalışma şartlarının çekirdeğini oluşturduğu belirtilmiş; işin görüleceği yer ve zaman, çalışma süreleri, yıllık izinler ve sosyal yardımların da çalışma şartları kapsamında olduğu ifade edilmiştir. Çalışma koşullarının değiştirilmesi, yalnızca işverenin yönetim hakkı sınırları içinde ve objektif şekilde kullanılabildiği ölçüde geçerlidir.

“İş sözleşmesinin esaslı unsurları olan işçinin iş görme borcu ile bunun karşılığında işverenin ücret ödeme borcu, çalışma şartlarının en önemlileridir... Anılan hak objektif olarak kullanılmalıdır. İşçinin iş sözleşmesinin feshini sağlamak için sözleşme hükmünün uygulamaya konulması, işverenin yönetim hakkının kötüye kullanılması niteliğindedir.”

Kararda, 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca çalışma şartlarında esaslı değişikliğin işçinin haklı fesih sebebi olarak değil, şartların uygulanmaması halinde 24/II-f kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; bu durumda işçinin kıdem tazminatına hak kazanacağı, buna karşılık işveren tarafından yapılan fesihte işçinin hem kıdem hem ihbar tazminatı talep edebileceği belirtilmiştir.

Avukat Vekalet Ücreti Ne Kadardır?

Avukat vekalet ücreti, hakkınızda yürütülecek işlem ve dava üzerinden belirlenmektedir. Bilindiği üzere her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi” yasalaşarak yürürlüğe girer. Görülen davalarda avukat vekalet ücreti, bu tarifede belirtilen ücretin altında bir tutar olarak belirlenemez, dolayısıyla her zaman sabit ve kesin değildir. Bununla birlikte Baro tarafından belirtilen asgari ücret tarifesinin üzerinde bir avukatlık ücreti belirlenmesi mümkün olabilir.

İlgili Yazılarımız;

AV.İREM BİKE DEMİRHAN


Sonuç

Bizimle nasıl iletişime geçebilirsiniz? Her türlü avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi almak için 0545 588 0258 numarası üzerinden tarafımıza ulaşabilir, her türlü sorunuz için irembikedemirhan@gmail.com adresine mail gönderebilirsiniz. Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için tarafımız ile iletişime geçebilirsiniz. (Avukatlık Kanunu uyarınca ücretsiz danışmanlık ve bilgi verme hizmetimiz bulunmamaktadır.)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir