Def’i Nedir?
Def’i, borç ilişkilerinde borçluya tanınan ve somut hukuki sebeplere dayanarak edimin ifasından kaçınma olanağı sağlayan, taraflar arasındaki dengeyi koruyan özlü bir savunma hakkıdır.
Def’i Nedir?
Def’i, borçluya (veya davalıya) tanınmış, borçlanılan edimin ifasından özel bir sebeple kaçınma hakkıdır. Def’inin kullanıldıktan sonra ortaya çıkan etkisinin süresi dikkate alınmak suretiyle yapılan diğer bir tanıma göre def’i, borçluya (veya davalıya) tanınmış, borçlanılan edimin ifasından özel bir sebeple sürekli veya geçici olarak kaçınma imkânı veren, sübjektif, maddî bir haktır.
Def’ilerin Genel Özellikleri Nelerdir?

Alacak hakkı ve talep yetkisiyle bağlantılıdır.
- Def’i bir haktır.
- Sınırlı sayıda değildir.
- Zamanaşımına Uğramaz.
- Maddî hukuka ilişkin bir savunma vasıtasıdır.
Def’i Türleri Nelerdir?

defi
Def’iler sürekli defiler ve geçici defiler olarak ikiye ayrılmaktadır.
Sürekli Def’iler
Sürekli Def’iler – Özet
| Def’i Türü | Tanım / Dayanak | Koşullar / Notlar |
|---|
Zamanaşımı Def’i
Zamanaşımı def’i, uygulamada en çok karşılaşılan sürekli def’i örneğidir. Zamanaşımı def’i belirli bir sürenin geçmesinin ardından borçluya edimden kaçınma ve borcunu yerine getirmeme, yani def’i hakkı verir. Aksine bir düzenleme olmadıkça, sözleşmeden doğan alacaklar için genel zamanaşımı süresi on yıldır (TBK m.146). Alacaklı, bu süre geçtikten sonra alacağını talep ederse, borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürerek borcunu ifa etmekten sürekli olarak kaçınabilir.
Haksız Fiil Def’i
Haksız fiil def’i, TBK m.72/II’de düzenlenmiştir. Bu hükme göre, haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa, zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcunu ifadan kaçınabilir.
Haksız fiil dolayısıyla zarar gören aleyhine bir alacak, başka bir ifadeyle zarar görenin ödemesi gereken bir borç doğmaz. Aksine zarar gören lehine, uğradığı zararların tazminini talep hakkı doğar.
Sebepsiz Zenginleşme Def’i
Zamanaşımı def’inin ve haksız fiil def’inin yanı sıra sebepsiz zenginleşme def’i de sürekli def’i niteliği taşımaktadır.
Sebepsiz zenginleşme def’i TBK m. 82/II’de düzenlenmiştir. Bu hükme göre zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmişse, diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile her zaman bu borcunu ifadan kaçınabilir. Bu hükmün uygulama alanının TBK m. 18 uyarınca soyut borç tanıması şeklinde yapılan, fakat geçersiz bir sebebe dayanan alacaklar olduğu kabul edilmektedir.
Ayıplı İfa Def’i
TBK m. 231’de düzenlenmiş ayıba karşı tekeffülden doğan ayıplı ifa def’i de sürekli def’ilerdendir. Hükme göre “satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.”
Yukarıda metni verilen hüküm çerçevesinde alıcı, ayıba karşı tekeffülden doğan seçimlik haklarını iki yıl geçtikten sonra kullanmışsa, satıcı, zamanaşımı def’ini ileri sürerek alıcının ayıp dolayısıyla sahip olduğu seçimlik hakları kullanmasına engel olabilir161 . Bununla birlikte alıcı, iki yıl içerisinde kullanmadığı ayıba karşı tekeffülden doğan haklarını, bu süre içerisinde ayıpları bildirmiş olmak şartıyla, aktif olarak kullanamasa bile pasif olarak, yani savunma şeklinde ileri sürebilir.
Geçici Def’iler
Geçici Def’iler – Özet Tablosu ve Kart Görünümü
| Def’i Türü | Tanım / Dayanak | Koşullar / Notlar |
|---|
Ödemezlik Def’i veya İfa Güçsüzlüğü Halinde Ödemezlik Def’i
TBK m. 97’ye göre iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, ifa isteminde bulunan tarafın sözleşmenin şartlarına göre daha sonra ifa etme hakkı yoksa öncelikle kendi borcunu ifa etmiş ya da ifa etmeyi önermiş olması gerekir. Aksi halde, kendisinden borcun ifası talep edilen borçlu için, alacaklı borcunu ifa veya ifayı teklif edene kadar borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkı, yani ödemezlik def’i hakkı doğar.
Hapis Hakkına İlişkin Def’i veya Alıkoyma Hakkına İlişkin Def’i
Bu kapsamda birbirine benzeyen fakat uygulama alanları farklı olan üç ayrı def’i incelenmiştir. Bu def’iler; hapis hakkına ilişkin def’i (aynî hapis hakkı), alıkoyma hakkına ilişkin def’i ve şahsî hapis hakkına ilişkin def’idir.
Aynî hapis hakkı hukuk sistemimizde TMK m. 950-953 düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre borçlu, alacaklının iradesi ile kendi zilyetliğinde bulundurduğu taşınır eşyayı veya kıymetli evrakı muaccel olan alacağı ifa edilinceye kadar saklı tutabilir. Fakat bu alacağın hapis hakkının konusu olan taşınır eşya ve kıymetli evrak ile bağlantılı olması şarttır. Bunların yanı sıra, hapis hakkının doğması için alacaklının hapis hakkını kullanmamayı borçluya karşı taahhüt etmemiş olması da gerekir.
Borçlunun taşınırın alacaklıya tesliminden önce veya teslimi sırasında alacaklıya vereceği talimat da hapis hakkının doğmasına engel olabilir. Hapis hakkı bir taşınır rehnidir; ancak teslime bağlı rehinde olduğu gibi iradî bir rehin tipi değildir. Hapis hakkının kurulması için aynî bir sözleşmenin yapılması gerekli değildir. Kanunda belirlenmiş olan şartlar meydana geldiğinde söz konusu hak kendiliğinden doğar.
Alıkoyma hakkı hapis hakkına benzer şekilde, hak sahibine, zilyetliğinde bulunan borçluya ait eşyayı, alıkoyma hakkına dayanak teşkil eden alacağı ödeninceye kadar iadeden kaçınma imkânı verir. Alıkoyma hakkı, kanunda hapis hakkı gibi tek bir başlık altında yer almamaktadır. Alıkoyma hakkının farklı hükümler açısından uygulanabileceği kabul edilmektedir.
Şahsî hapis hakkı talebin ortadan kalkması sonucunu doğurmaz, sadece talebin kabul ettirilmesini geçici bir süre engeller. Bundan dolayı şahsî hapis hakkı geçici def’ilerin bir örneğini teşkil eder.
Kefilin Sahip Olduğu Def’iler
Adî kefalet sözleşmesinde kefil, TBK m. 585’e dayanarak tartışma ve rehnin paraya çevrilmesi def’ilerini ileri sürebilir. Tartışma def’inde kefil, alacaklıdan, önce asıl borçluyu takip edip, alacağını elde edemezse kendisini takip etmesini talep edebilir. Rehnin paraya çevrilmesi def’inde ise, adi kefalet sözleşmesinin yanı sıra borç aynı zamanda rehin ile güvence altına alınmışsa, adi kefil alacaklıdan önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurmasını talep edebilir. Kefil, tartışma def’ini ve rehnin paraya çevrilmesi def’ini kümülatif olarak da ileri sürebilir. Örneğin rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurup alacağını tamamen elde edemeyen alacaklıya karşı kefil, tartışma def’ini ileri sürebilir.
Konuya İlişkin Yargıtay Kararları
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2007/17193 K. 2008/11988 T. 09.05.2008
Yargıtay Kararı: Davalı tarafça ıslah dilekçesinden sonra süresi içinde zamanaşımı def’i ileri sürülmüştür. Mahkemece davalının ıslah ile artırılan kısımlar için ileri sürülen zamanaşımı def’i dikkate alınmadan karar verilmiş olması hatalıdır.
Davacı, fazla çalışma ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ. Polat tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı tarafça ıslah dilekçesinden sonra süresi içinde zamanaşımı def’i ileri sürülmüştür. Mahkemece davalının ıslah ile artırılan kısımlar için ileri sürülen zamanaşımı def’i dikkate alınmadan karar verilmiş olması hatalıdır.
Avukat Vekalet Ücreti Ne Kadardır?

defi
Avukat vekalet ücreti, hakkınızda yürütülecek işlem ve dava üzerinden belirlenmektedir. Bilindiği üzere her yıl Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi” yasalaşarak yürürlüğe girer. Görülen davalarda avukat vekalet ücreti, bu tarifede belirtilen ücretin altında bir tutar olarak belirlenemez, dolayısıyla her zaman sabit ve kesin değildir. Bununla birlikte Baro tarafından belirtilen asgari ücret tarifesinin üzerinde bir avukatlık ücreti belirlenmesi mümkün olabilir.
İlgili Yazılarımız;
- Def’i
- İtiraz
- Delil Başlangıcı
- Delil Tespiti Davası
- Hukuk Kurallarının Çeşitleri
- Hukuk Sistemleri
AV.İREM BİKE DEMİRHAN
Sonuç
Bizimle nasıl iletişime geçebilirsiniz? Her türlü avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetleri hakkında bilgi almak için 0545 588 0258 numarası üzerinden tarafımıza ulaşabilir, her türlü sorunuz için irembikedemirhan@gmail.com adresine mail gönderebilirsiniz. Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için tarafımız ile iletişime geçebilirsiniz. (Avukatlık Kanunu uyarınca ücretsiz danışmanlık ve bilgi verme hizmetimiz bulunmamaktadır.)